11 Ağustos 2026 Salı

Michael (2026)

 22 Nisan 2026 Sinemada | 2s 8dk | Biyografik, Dram, Müzik

Yönetmen Antoine Fuqua | Senarist John Logan

Oyuncular: Jaafar Jackson, Colman Domingo, Nia Long

Michael, Türkçe altyazılı fragmanı



Özet

Michael, Popun Kralı olarak bilinen ünlü müzisyen Michael Jackson'ın hayat hikayesini konu ediyor. Michael Jackson'a gerçek hayattaki yeğeni Jaafar Jackson'ın hayat verdiği filmde, onu tüm zamanların en büyük şovmeni haline getiren en ikonik performansları da dahil olmak üzere Michael'ın hayatının tüm yönleri gözler önüne seriliyor.




Yönetmen


Antoine Fuqua


Senaryo

Senarist

John Logan


Oyuncular


Jaafar Jackson

Rolü : Michael Jackson


Colman Domingo

Rolü : Joe Jackson


Nia Long

Rolü : Katherine Jackson


Miles Teller

Rolü : John Branca


Juliano Krue Valdi

Rolü : Michael Jackson as a Kid


Jamal R. Henderson

Rolü : Jermaine Jackson


Jayden Harville

Rolü : Jermaine Jackson as a kid


Tre Horton

Rolü : Marlon Jackson


Rhyan Hill

Rolü : Tito Jackson


Judah Edwards

Rolü : Tito Jackson as a kid


Joseph David-Jones

Rolü : Jackie Jackson


Nathaniel Logan McIntyre

Rolü : Jackie Jackson as a kid


Laura Harrier

Rolü : Suzanne de Passe


Larenz Tate

Rolü : Barry Gordy


Kat Graham

Rolü : Diana Ross


Jessica Sula

Rolü : La Toya Jackson


Kendrick Sampson

Rolü : Quincy Jones


KeiLyn Durrel Jones

Rolü : Bill Bray


Kevin Shinick

Rolü : Dick Clark


Derek Luke

Rolü : Johnnie Cochran


Yapım


Yapımcı

Graham King


Yapımcı

John Branca


Yapımcı

John McClain



Teknik Ekip


Görüntü yönetmeni

Dion Beebe


Sanat yönetmeni

Jason Perrine


Sanat yönetmeni

Eric Sundahl


Cast direktörü

Kimberly Hardin


Cast direktörü

Victoria Thomas


Kostüm tasarımcısı

Marci Rodgers


Yapım tasarımcısı

Barbara Ling


Firmalar

UIP Türkiye

Distribution

Universal International Pictures

InternationalDistributionExports


Production

GK Films

Production

Lionsgate


Beyazperde eleştirisi:

Michael

Hala parlamaya devam eden ve sonsuza dek parlayacak olan Michael...


Yazar: Gizem Ertürk

25 Haziran 2009… O günü unutmam mümkün değil. Bir televizyon kanalında sinema programı yaptığım yıllardı. Metinlerimi yazmış, perfore kağıtlarımı hazırlamış, ses odasına inmeye hazırlanıyordum. Ekranlar açıktı. Bir anda alt yazı geçti.


“Popun kralı öldü.” İlk anda inanamadım. Bir, iki, üç kanal derken o son dakika haberi bütün ekranları kapladı. Aynı cümle, aynı şok, aynı donakalma hali.


Oysa daha düne kadar “This Is It” provaları gözümüzün önünde gerçekleşiyordu. Michael Jackson yeniden sahneye dönüyordu. Hatta içimden, “Keşke yeniden Türkiye’ye gelse.” diye geçirdiğimi hatırlıyorum. O kadar yakındı.


O an yalnızca bir ölüm haberi değildi; bir dönemin kapanışıydı. Programın akışı dağıldı, metinler anlamını yitirdi. Her hafta programın sonunda yer verdiğim soundtrack bölümüne o gün hiç düşünmeden “Thriller”ı koydum. Çünkü “Thriller”, yalnızca bir şarkı ya da klip değildi. Bir kırılma anıydı. MTV estetiğinin kalıplarını yıkan, müziği sinema ile aynı düzleme taşıyan, popüler kültürün sınırlarını zorlayan bir eşik. Michael Jackson’ın yalnızca bir pop yıldızı değil, görüntüyle, dansla, hikayeyle düşünen bir sanatçı olduğunu en açık haliyle ortaya koyan anlardan biri.


Thriller aynı zamanda politikti. “Ben siyahlar için de beyazlar için de müzik yapıyorum.” diyen bir sanatçının, temsil alanını genişlettiği bir yerdi. Tam da bu yüzden, yıllar sonra gelen Michael filmi, yalnızca bir hayatı anlatmakla kalmıyor. O eşikleri, o kırılma anlarını ve en önemlisi yarım kalan bir geri dönüşün gölgesini yeniden kurmaya çalışıyor.


Michael’ı yönetmenlik koltuğunda, aksiyon sinemasındaki ritim duygusunu ve yüksek tansiyonlu anlatı kurma becerisini yıllardır bildiğimiz Antoine Fuqua karşılıyor. Ancak Fuqua burada kendi sinemasını doğrudan tekrar etmiyor; aksine o refleksleri biyografik anlatının içine taşıyarak daha içe dönük bir gerilim kuruyor. Training Day’den The Equalizer serisine kadar uzanan filmografisinde çatışmayı çoğunlukla dış dünyada, bedensel ve somut bir düzlemde kuran yönetmen, bu kez çatışmayı karakterin içine yerleştiriyor.


Bu yüzden Michael, yüzeyde klasik bir müzik biyografisi gibi görünse de ritmini dış olaylardan çok iç baskıdan, sahne ile özel hayat arasındaki yarılmadan alıyor. Fuqua’nın en dikkat çekici başarısı da burada yatıyor: filmi sürekli hareket halinde tutarken, onu yalnızca olay anlatan bir biyografi olmaktan çıkarıp duygusal ve psikolojik bir yoğunluk alanına dönüştürmesi.


Bu tercihin en büyük taşıyıcısı ise hiç kuşkusuz başroldeki Jaafar Jackson. Michael Jackson’ın yeğeni olarak bu role zaten biyografik ve bedensel bir yakınlıkla geliyor; ancak filmin etkisini açıklayan şey yalnızca bu akrabalık bağı değil. Çünkü Jaafar Jackson’ın performansı, kolayca düşülebilecek bir taklit tuzağının çok ötesine geçiyor. Michael’ın yürüyüşünü, sahnedeki beden kontrolünü, bakışının kırılgan ama aynı anda erişilmez tarafını yakalıyor; daha da önemlisi, sahne üzerindeki mutlak hakimiyet ile sahne dışındaki savunmasızlık arasındaki geçişleri büyük bir akışkanlıkla kuruyor. Film boyunca bazı anlarda izlediğimiz şeyin yalnızca bir performans değil, adeta aile içinden devralınmış bir hafıza olduğunu düşünüyorsunuz. Bu noktada filmin “kan bağını” yalnızca magazinel bir ayrıntı olarak kullanmadığını, temsil meselesini derinleştiren bir unsur haline getirdiğini söylemek mümkün. Jaafar Jackson’ın bu filmdeki varlığı, karakteri dışarıdan yorumlayan bir oyuncudan çok, içeriden temas eden bir bedene dönüşüyor.

Bu yazının devamı beyazperde.com'da.


Michael Seslendirme Kadrosu


Jaafar Jackson ... Michael Jackson (Harun Can)

Juliano Valdi ... Çocuk Michael (Doruk Kırkoyun)

Colman Domingo ... Joseph Jackson (Bora Sivri)

Nia Long ... Katherine Jackson (Canan Çiftel)

Miles Teller ... John Branca (Arda Aydın)

Jayden Harville ... Genç Jermaine Jackson (Ünsal Şahin)

Jaylen Lyndon Hunter ... Genç Marlon Jackson (Ömer Faruk Çalışkan)

Judah Edwards ... Genç Tito Jackson (Berkay Yerbağ)

Nathaniel Logan McIntyre ... Genç Jackie Jackson (Ali Hekimoğlu)

Liv Symone ... Gladys Knight (Öykü Tatlı)

Laura Harrier ... Suzanne de Passe (Sena Topçu)

Larenz Tate ... Berry Gordy (Aykut Akkaşoğlu)

KeiLyn Durrel Jones ... Bill Bray (Barış Özgenç)

Kendrick Sampson ... Quincy Jones (Erden Tunatekin)

Jack McSherry ... Hastanedeki Çocuk Rudy (Servet Güray)

Jessica Sula ... La Toya Jackson (İrem Alnıaçık)

Tre' Horton ... Marlon Jackson (Fatih Özkul)

Rhyan Hill ... Tito Jackson (Mehmet Tuğrul Bakkal)

Albie Selznick ... Estetik Cerrah (Murat Topal)

Joseph David-Jones ... Jackie Jackson (Ali Hekimoğlu)

Jamal Henderson ... Jermaine Jackson (Ünsal Şahin)

Tony von Halle ... Yardımcı Yönetmen (Alican Timur)

Mike Myers ... Walter Yetkinoff (Özgür Atkın)

Deon Cole ... Don King (Mehmet Güler)


Çevirmen: Yağızhan Helvacı

Uyarlayan: Seçil İşlek Atalay

Miksajcı: Murat Elgün

Ses. Yönetmeni: Öykü Tatlı ve Muhittin Tatlı

Stüdyo: Lokalist 

Stüdyoları

Yayın: Prime Video

Kaynak seslendirme kadroları


İlk Yayın: 12.04.2026

 


6 Ağustos 2026 Perşembe

Karanlıktan Gelen / Nightborn

 7 Ağustos 2026 Sinemada | 1s 32dk | Korku

Yönetmen Hanna Bergholm | Senarist Hanna Bergholm, Ilja Rautsi

Oyuncular: Seidi Haarla, Rupert Grint, Pamela Tola

Orijinal adı Yön Lapsi

_______________

Özet

(18+): 18 yaş ve üzeri izleyici kitlesi için uygun

Mükemmel bir aile kurma hayaliyle yaşayan Saga ve İngiliz eşi Jon, yeni bir başlangıç yapmak için Finlandiya ormanlarının derinliklerinde, Saga’nın çocukluğunun geçtiği ıssız bir eve taşınır. Ancak bebeklerinin doğumuyla birlikte bu huzurlu yaşam hayali, yerini giderek büyüyen bir huzursuzluğa bırakır. Saga, çevresindeki herkes aksini söylese de yeni doğan bebeğiyle ilgili bir şeylerin ters gittiğine inanmaktadır. Eşi Jon, yaşananları doğum sonrası yaşanan psikolojik bir süreç olarak görürken, çiftin evliliği de bu belirsizlik nedeniyle sarsılmaya başlar. Zaman geçtikçe Saga’nın gerçeklik algısı sorgulanır, fakat genç kadın hissettiklerinin yalnızca bir kuruntu olmadığını kanıtlamaya kararlıdır.



Karanlıktan Gelen / Nightborn Seslendirme Kadrosu


Seidi Haarla ... Saga (Asuman Burnak)

Rupert Grint ... Jon (Mustafa Oral)

Pamela Tola ... Taru (Nermin Koçak)

Pirkko Saisio ... Saga'nın Annesi (Zeyno Burcu Temel)

Rebecca Lacey ... Jon'un Annesi (Özlem Abacı)

John Thomson ... Jon'un Babası (Ömer Yıldıran)

Silvia Saloranta ... Anna (Sena Topçu)

Kaisa El Ramly ... Doktor (Ezel Kalkan)

Jaana Pesonen ... Hemşire (Armağan Tezcan)

Lotta Kaihua ... Ebe 1 (Banu Altay)

Katja Nugent ... Ebe 2 (Leyla Bal)

Yuha Pihanen ... Misafir (Ahmet Tekeş)

Klaara Höglund ... Partideki Kız (Zehra Gümrükçü)


Çevirmen: Özgür Kocaefe

Casting: Sena Topçu

Ses. Yönetmeni: Türkay Saydamer

Yayın: Sinema

Kaynak seslendirme kadroları 

1 Ağustos 2026 Cumartesi

Yapay zeka seslendirme sanatının sonunu mu getirecek?


Yapay zeka seslendirme sanatının sonunu mu getirecek?

Yapay zeka son birkaç ayda neredeyse hayatımızın merkezine yerleşti. Yapay zekanın el attığı en önemli alanlardan biri de sanat. Oyuncular ve seslendirme sanatçıları yapay zekayı nasıl karşıladı dersiniz?

Yapay zeka seslendirme sanatının sonunu  getirir mi?



Gerçek şu ki günümüzdeki teknoloji tarihte hiç olmadığı kadar hızlı ilerliyor. Akıllı cihazlarımızdaki iki ana unsur olan ses ve görüntü ile ilgili akıllara durgunluk veren gelişmeler gündemimizde. Dünyada oyuncular, senaristler, yapımcılar, seslendirme sanatçıları hızla gelişen yapay zekaya karşı toplumsal krizilerin önlenmesi için çeşitli çalışmalar yapıyor.


Avrupa Birliği, yapay zekanın hayatımıza sirayet edebileceği tüm alanlara ilişkin AI Act adında yaklaşık 400 sayfalık bir kanun hazırladı. Üstelik AB'ye üye ülkelerle birlikte, AB ülkeleri ile ticaret yapan bütün ülkeleri bu yasalara uymayı zorunlu kılıyor. Uyulmadığı takdirde de cezai yaptırımların uyarısında bulunuyor.

OYUNCULARIN SESLERİ VE GÖRÜNTÜLERİ TEHLİKE ALTINDA MI?

Yapay zekanın şimdiden ele geçirmeye başladığı yegane alanlardan biri de sinema. Günlük hayatımızın sıkıntılarından, dertlerinden kaçıp sığındığımız liman diziler ve filmler. Peki yapay zeka sinemayı nasıl etkileyecek? Şimdiden sosyal medyada ve çeşitli platformlarda robotik seslerle karşı karşıya kalıp irite oluyoruz. Son olarak Bruce Wills'in gençlik görüntülerini kiraladığı ve eski görüntülerinden yeni yapımlar yapılacağı iddia edildi. Bu iş nereye gidiyor diye merak ediyor insan.


Oyuncuların sesleri ve görüntüleri tehlike altında mı? Ya da sosyal medyaya bütün bilgilerimizi bile isteye sunan bizleri neler bekliyor? Hayatımızın büyük bir parçası olan sanat yapay zekadan nasıl etkilenecek?


Söz konusu sanat olunca, insan olunca, insanın duyguları işin içine girince yapay zeka sanatçının gerçekleştirdiği performansın yerini tutabilir mi? Uzun bir dönem dünyanın en iyilerinden biri olduğumuzu iddia ettiğimiz Türkçe dublaj ve seslendirmeler yerini robotlara mı bırakacak?


YAPAY ZEKA İNSANLARLA BAĞ KURABİLİR Mİ?

United Voice Artist - Birleşik Ses Sanatçıları (UVA), tüm dünyada seslendirme sanatçılarının yapay zeka karşışında hangi önlemlerin alınması gerektiği üzerine çalışıyor. UVA, insani bağlantılara ve duygulara dayanan her türlü çalışmanın insan sesleri tarafından dile getirilmesi gerektiğine inandığını belirterek Yapay Zeka'nın (AI) izleyici ve dinleyicilerle derin bağlar kuramayacağına dikkat çekiyor.

Öte yandan UVA, yapay zeka ile birlikte sentetik seslerin geliştirilmesinin durdurulamaz olduğunu, sanatçıların kişilik hakları, telif hakkı, ücret talepleri gibi konularda önlem alınması gerektiğini bildiriyor.

Ülkemizde oyuncuların ve seslendirme sanatçılarının yapay zeka gelişmelerine ayak uydurması için çalışmalarda bulunan meslek gruplarından biri Oyuncular Sendikası. Oyuncular Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi ve oyuncu Emre Yetim, dünyada yapay zeka ve sinema alanında yaşanan gelişmelerin nabzını tutuyor. Biz de dünyada ve Türkiye'de yapay zeka ve sinema alanlarında neler olduğunu Emre Yetim'e sorduk:


OYUNCULARIN KLONLARI SAHNEDE

Şu anda dünyada yapay zeka ve sinema alanında neler oluyor?

Sinema alanında belli bir filmin belli kısımlarının yapay zeka ile yapılıp belli kısımlarının bir icracı tarafından, sanatçı tarafından doğrudan yapılması söz konusu. Tabi burada bu icracılar yönünden yani oyuncular yönünden bu yapay zeka ile çoğaltılacak klonlar diyelim bunlara.


Sizin kendi klonunuza ilişkin haklarınızın tamamen devredilmesi ya da bunların istenmesi gibi özellikle Amerika'da bir süreç yaşandı. Bu süreçte de Amerikan Oyuncular Sendikası ve oradaki Yazarlar Sendikası bir grev yaptılar. Bu grev oradaki büyük stüdyolara ve bunlarla yapılan toplu sözleşmelere ilişkin bir grevdi.

"KENDİ KLONUNUZLA REKABET ETMEK ZORUNDA KALACAKSINIZ"

Sinemada işte bu grev neticesinde oyuncularla yapılacak sözleşmelerde açıkça ne kadarı yapay zeka ile yapılacak o filmin, ne kadarı gerçek icra ile yapılacak sözleşmelerde açıkça yazılması kararı alındı.



Bu kişilerin kendi görüntüleri ve sesleri üzerindeki haklarını da doğrudan devretmemesi gibi bir şey söz konusu oldu. Çünkü doğrudan böyle bir şeyi devrettiğinizde sınırsız bir şekilde bir süre sonra kendi klonunuzla rekabet etmek zorunda kalacaksınız mesleğinizi yaparken.


Seslendirmede yapılan anlaşmalarda kimi animasyonlarda, kimi reklamlarda sesin kullanılmasına, sinemadakinden daha çok yapımcıya haklar tanındığı görülüyor. Sesin yeniden kullanılması, izin alınması, nasıl yapılacak orada birazcık kişisel anlaşmaya bırakılmış.

Ama seslendirmede öyle değil değil mi?

Seste sadece sesin hakkını alıyor, performans ücreti yok. Birazcık karşılıklı taraflara bırakılmış.

Peki dünyada aktif olarak artık yapay zeka seslendirmede kullanılıyor mu?


Dublajın görüntüye senkron edilmesi için kullanılıyor. Onun haricinde yani deep fake denilen aslında yasa dışı olabilecek bir takım unsurlar da kullanılabiliyor. Bunlar tabi hem dolandırıcılık amaçlı olabiliyor hem de yani terörizm amaçlı ya da başka kötü maksatlı şeylerle de kullanılabiliyor.


AVRUPA BİRLİĞİ YAPAY ZEKA KANUNU HAZIRLADI

Yapay zeka çalıştaylarında telif hakkı ne olacak gibi çalışmalar var mı?


Tüm dünyada yargı kararları noktasında çok kesin ve kati kararlar yok. Yeni bir konu ama doğrudan telif hukukunu, fikri mülkiyet hukukunu ilgilendiren bir konu. Türkiye, Avrupa Birliği üyesi değil ama Avrupa Birliği üyelerini ilgilendiren çok yakın zamanda bir yapay zeka kanunu hazırlandı. AI Act diye geçiyor. Çok kapsamlı bir mevzuat. Bu oylandı ve geçti. Bu yapay zeka kanunu Avrupa Birliği'nde yani tüm ülkelerde geçerli artık.

Orada yapay zekayı kullanımlarını, kötü amaçlı yapay zeka, risk oluşturan yapay zeka, iyi amaçlı yapay zeka diye eylemleri kategorilere ayırıyor ve sadece üye olan ülkeleri değil aynı zamanda bu ülkelerle ticari münasebete giren üçüncü tarafları ve ülkeleri de bunları uygulamak zorunda. Uygulamazsa yine bu üçüncü taraflara ve ülkelere de cezayı yaptırımı var. Para cezası anlamında.

Sizin sesinizi, sizin görüntünüzü, sizin hiç düşünmediğiniz bir siyasal, toplumsal konuda sizi zora sokacak bir şekilde kullanabilirler. Dolayısıyla tehlike yaratabilecek bir konu.


TÜRKÇE DUBLAJ NEDEN DÜNYANIN EN İYİLERİNDEN BİRİ OLDU?

Ülkece en çok övündüğümüz şeylerden biri de Türkçe dublajdı. Şimdi ise gelişen teknoloji yani yapay zeka çok iyi olduğumuz bir sanat dalını elimizden almak üzere. Oyuncular Sendikası Seslendirme Çalışma Grubu Üyesi, seslendirme sanatçısı ve oyuncu Arda Kavaklıoğlu, Türkiye'de ve dünyada seslendirme dünyasında yaşananları yakından takip ediyor, seslendirme sanatçılarının haklarının korunması için çalışıyor.


Türkçe dublaj neden dünyanın en iyilerinden biriydi?

Bizim halkımız altyazı okumayı çok sevmez diye bir ön kabul vardı eskiden ve o yüzden Türkiye'de dublaj oldukça erken başlamış. 1950'lerde 60'larda sinema filmlerine dublaj yapılmaya başlanmış.

İkincisi Türkiye'nin yetişmiş insan gücüyle alakası var.


Üç, çok fazla içeriğin dublajlanması gerekliliğiyle alakası var.


OYUNCULAR, BAŞKA DİLLERDE DUBLAJ YAPILIRKEN KENDİ SESİNİN KULLANILMASINA İZİN VERİRSE DUBLAJ YARA ALIR

Yapay zeka ile yapılan seslendirmeler şu an sanatçının mikrofon başında gösterdiği performansla kıyaslandığı zaman yerini tutabilir mi?

Birincisi; Amerikan Oyuncular Sendikası'nın kendi üyelerine tavsiye ettiği ve çoğunun kabul ettiği bir şey var ki başka dillerde dublaj yapılırken oyuncular "Kendi seslerimizin kullanılmasını istemiyoruz" dediler. Dolayısıyla bu ihtimal çok büyük oranda ortadan kalktı. Ancak eğer böyle bir şey olursa, evet gerçekten Türkiye'de ve bütün dünyada dublaj çok büyük yara alır.

Fakat burada başka bir şey devreye giriyor. Bizim dublajda kullandığımız oyunla beraber o senkronu oturtabilme yetkinliği bir makinaya verilecek. Bu işin tadını bozacak, lezzeti ortadan kaldıracak, işi mekanikleştirecek, yani... İnsan eli değmeden dublaj olmaz.

YAPAY ZEKA İLE DUBLAJ NASIL GERÇEKLEŞEBİLİR?

İkincisi; bir ya da iki kişinin stüdyoya girip bütün bir filmi konuşup sonra hiç var olmayan insan sesleriyle rollerin üzerine, o iki kişinin ya da bir kişinin sesinin üzerine bir sentetik ses giydirmek.


Örneğin; bir kadın sesi, yaşlı ses. Onu ben konuşmuşum ama ben nasıl konuştuysam o sesi, o yaşlı kadın sesini, benim sesimin üzerine giydiriyorlar ve oluyor size yapay zekâ cümbüşü. Bu sadece maliyetten kaçınarak düşük maliyetle yüksek kar elde etmenin bir yoludur. Başka da hiçbir işe yaramaz.

YAPAY ZEKA VE TELİF YASASI ÇIKAR MI?

Peki hak sahibi olmayan bir sentetik sesin insanlara duyurulmasında ne gibi yasal sakıncalar var?


Bu şu anda yasal olarak net değil diyebiliyorum. Fakat bunun yasası Türkiye'de er ya da geç, bugün ya da önümüzdeki yıl ya da üç yıl sonra çıkacak. Çünkü AI Act diye bir yasa var. Avrupa'da ve Amerika'da çıkarılmış bir yasa. O yasa içerisinde sinema televizyon sektöründeki işlerde yapay zekanın kullanılmasına ilişkin bazı regülasyonlar var. Bunun çalışmasını biz de yaptık.

Yani hem sendika (Oyuncular Sendikası) içerisinde yaptık, hem sektörlerin bütün paydaşlarıyla bir üniversitenin öncülüğünde başlatılan bir çalıştayda yaptık ve o çalıştayda sektörün bütün paydaşlarının itirazsız kabulüyle şöyle bir yasa teklifimiz oldu yasa yapıcıya. Önce Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na gidecek. Bu işin arkasında Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü telif hakları bölümü de var.


O yasa teklifinin içerisinde UVA'nın yani United Voice Artists'in yapay zeka ile ilgili uyulması gereken kurallarını ilettik, dedik ki "Biz sinema televizyon sektöründe yapay zekanın bir kota uygulamasıyla kullanılması gerekiyorsa kullanılması gerektiğini" önerdik ve bu sektörün hiçbir paydaşı tarafından reddedilmedi.

YAPAY ZEKA'NIN TÜRKÇE İLE İMTİHANI

Türkiye'de yapay zeka ile yapılan işler ne durumda?


Şu anda Türkiye'de yapay zeka ile yapılan işler benim gördüğüm seste alt yazı var. Hatta doğru dürüst Türkçe konuşamıyor. Türkçe'de aynı kelime farklı hece vurgularıyla farklı anlamlara gelir.


Türkçe için biraz daha zor. Yapay zekanın eğitilmesi, daha fazla yatırım istiyor . Yani İngilizceye, Fransızcaya, İspanyolcaya yapılan yatırım kadar Türkçe'ye yatırım yapıldığını sanmıyorum. Çünkü oradaki pazar daha büyük.

Günümüzde seslendirme sanatçılarının haklarının korunması için nelere ihtiyaç var?


Birincisi, yapay zeka ile bir sanatçının sesi kullanılacaksa, olmazsa olmazımız, önden verilmiş rıza. Her proje için önden verilmiş rızayla hareket edilmesi gerekiyor.


İkincisi, bizim seslendirme alanında, fiyatlandırmada Oyuncular Sendikası ve Ses Stüdyoları Derneği ile beraber hazırladığımız protokolün maddelerine uygunluk.

"SESLENDİRME SANATÇISI SESİNİ SINIRSIZ, SÜRESİZ VERMEMELİ"

Yapay zeka ile bu nasıl olmalı?


Yapay zeka ile performans sergilemiyorsun, nefes harcamıyorsun, tamam performansı verme ama hak devrimi eksiksiz ver. Burada paradan çok daha önemli bir şey var, mesleğin geleceği. Bu işte artık ben yapay zeka ile sesimi kullanmak istemiyorum deme hakkı önemli. Kesinlikle bir seslendirme sanatçısı sesini, kullanım hakkını sınırsız, süresiz, proje bazsız kesinlikle vermemeli.


Sesini duyduğunuzda geri dönüp bakacağınız sanatçılardan biri Selay Taşdöğen... Yıllardır binlerce dizi ve filmde seslendirme yaptı, üstelik ilk yapay zeka seslerinden de biri oldu. Yandex'in Alisa'sı dersek belki hemen hatrınıza gelir. Taşdöğen'e yapay zeka ve seslendirmeyi hem sanatçılar açısından hem de izleyiciler açısından sorduk.


İNSANLAR DUBLAJLI YAPIM İZLEMEYİ NEDEN BIRAKTI?

Türkçe dublaj dünyanın en iyilerindendi... Artık düşüşe geçtiği iddiaları gündemde neler söylemek istersiniz?

Türkçe dublajın en iyi olma sebeplerinden biri, Türkçe'nin melodisi, zenginliği, kelime yapısı, bizim dilimiz bütün dillere göre çok daha zengin olduğundan ve biz çok duygusal bir halk olduğumuzdan tüm duyguları çok doğru verebiliyoruz. Dolayısıyla Türkçe dublaj tabii ki bir numara olmakta hiç zorlanmadı zamanında. Gerçekten çok özenli çalışıldığında hala dünyanın bir numarası olmakla iddialıyız.


Ama teknolojinin hayatımıza girmesi, hız, işlerin fabrikasyon olmaya başlaması, platformların çoğalması, hızın yine burada çok anlam kazanması ve yeni arkadaşlarımızın artık eskiden olduğu gibi ustalardan doğru Türkçeyi, doğru dublaj yapmayı öğrenememesi gibi gibi dezavantajlar sebebiyle bu birincilik artık yavaş yavaş düşüşe geçti. Kimse dublajla izlememeye de başladı. Neden? Çünkü aynı tadı alamıyor insanlar.

"HALİHAZIRDA BİR YAPAY ZEKA SESİ OLARAK SÖYLÜYORUM: TÜRKÇE ZOR BİR DİL"

Yapay zeka sanatçıların yerini tutabilir mi?


Asla tutamaz. Neden? Çünkü o bir makine sonuçta. Belki de çok yakın zamanda çok iyi Türkçe konuşup çok iyi duygu verebilecek. Bunu bilmiyoruz. Ama Türkçe zor bir dil. Halihazırda bir yapay zeka sesi olarak söylüyorum.


Konuştuğum yapay zekayı dinlediğimde, Yandex'te mesela Alisa'nın konuşmasını dinlediğinizde hala, "hala" diyemiyor mesela ve bunu öğrenemiyor uzun zamanda. Çünkü onunla muhtemelen sohbet edilmesi gerekiyor ve sohbet edilmediği için de çok iyi öğrenemiyor.

Ama başka, işte Amazon'un, Google'ın yaptığı yapay zeka asistanları daha çok sohbet edildiğinden, daha çok kullanıldığından daha hızlı öğreniyor bunu. Hele de ChatGPT, Soro... Çok güzel konuşuyor, çok iyi.

Bizim yerimizi şimdilik alamazlar. En az 1-2 sene diyorum. Belki 5 senedir. Yani tahmin etmek çok zor. Çok gri bir alan. Ne yapabileceğini de bilmiyoruz.

SANATÇILAR İŞSİZ KALIR MI?

Seslendirme sanatçıları mesleğinden olur mu?


Biz işsiz kalır mıyız? Ekmeğimizden olur muyuz? Uzun vadede evet. Buna cevabım kesinlikle evet. Birçok sektörde yapay zeka sektörünü ele geçirdiğini görüyoruz zaten. Mesela işte web tasarımcıları gibi, grafikerler gibi. Yani 10 kişilik bir istihdam varsa ortada, bunu iki kişiye indiren bir teknoloji söz konusu.


Ya da işte bir takım dükkanlarda görüyoruz kasalarda artık insan yok. Çünkü onlar da bir yapay zeka, biz kendi kendimize kasadan geçiyoruz ve orada da istihdam azaldı.


AKTİF SESLENDİRME YAPAN 300-350 KİŞİ VAR

Seslendirme sanatçılarının neye ihtiyacı var?


Biz seslendirmeciler, bütün Türkiye'de bu işi yapan çok özel insanlarız. Çünkü doktor dediğinizde çok var, avukat dediğinizde çok var, mühendis, mimar vs. Ama bir bu işi yapan topu topu yani aktif olarak yapan 300-350 kişiyiz. Yani bütün bu platformlarda sesi duyulan 300-350 kişiden bahsediyoruz.

Yaptığımız iş kadar varız, yapmadığımız iş kadar yokuz. Yani bugün kimimiz asgari ücretin altında kazanç sağlıyoruz. Kimimiz reklamlar sayesinde biraz daha üzerine çıkıyor ama sonuca baktığımızda hepimiz vergisini veren insanlarız.


"İNSANLARIN İZLEDİKLERİ HER ŞEYDE NEFES OLUYORUZ AMA BİZ NEFES ALAMIYORUZ"

Ve tüccar olarak görülüyorum. Ben sesimi kiralıyorum. İşçi olarak gidiyorum ve maalesef BAĞ-KUR'umu kendim ödüyorum. Sosyal güvencemi kendim sağlıyorum ve emekli olabilecek miyim emin değilim.

Hiçbir şey yapmadan ev kirası, market, çocuk masrafı vs hiç daha katmadan cebimden 8 bin lira para çıkıyor ve asgari ücretin altında kazanma olasılığım var. Bizim bir kere SGK'lı olmamız gerekiyor. Günlük ya da saatlik her gittiğimiz stüdyonun bizi sigortalaması şart. Bizim bu şartlarda geçinmemiz imkansız neredeyse. İnsanların evine girip, onların izledikleri her şeyde nefes oluyoruz. Ama biz nefes alamıyoruz.


TÜRKÇE DUBLAJI BBC Mİ EFSANELEŞTİRDİ?

Damla Özüduru Babacan çok uzun yıllardan beri birçok dizi ve filmde evlerimize konuk olmuş sanatçılardan biri... Onun sesini Disney'in Frozen filmindeki Anna karakteriyle adeta zihnimize kazıdık. Babacan, Türkçe dublajın dünyada efsaneleşmesinin BBC aracılığıyla nasıl gerçekleştiğini ve yapay zekanın seslendirme sektöründe dostça kullanılması gerektiğini söyledi.


Bize Türkçe dublajın nasıl efsaneye dönüştüğünü anlatır mısınız?


Çok eski yıllarda, BBC'den TRT'ye geliyorlar. Sanıyorum Susam Sokağı'ndaki karakterlerin nasıl seslendirdiğini izlemek için ve dehşete düşüyorlar. Diyorlar ki, yani nasıl bu kadar seri çalışabiliyorsunuz? Nasıl bu kadar kısa sürede, bu kadar özenli ve karakterleri yaşattığınız şekilde tiplemeler çıkarabiliyorsunuz.


"ÖZGÜNLÜĞÜMÜZÜ KAYBEDEREK DUBLAJDA ÇOK ŞEY KAYBETTİK"


Bu olay Muppet Show'un yani Kermit'in yayınlandığı yıllarda oluyor. Aslında yurt dışından gelen bir görüş bu ve sonrasında da birçok filmde bir nevi tebrik mesajı alıyor seslendirme sanatçıları. Türkçe dublajının en iyi sayıldığı dönemlerde seslendirme sanatçıları, karakterleri yönetmenin de uygun görmesiyle birlikte özgünleştirebiliyorlar. Yani kendilerinden bir şey katabiliyorlar.


Fakat geldiğimiz noktada artık tamamen orijinale bağımlı yani web forma bağımlı bir şekilde ilerliyoruz ve bu noktada da artık biz sanatçılar olarak kendi özgünlüğümüzü ortaya koyma hakkımızı bir nevi kaybettik. Bu hak bizden alındı. Bence özgünlüğümüzü kaybederek dublajda çok şey kaybettik.

"İNSANLARA ANA DİLİMİZİ DOĞRU KULLANMAYI ÖĞRETİYORUZ"

Yapay zeka, sanatçının yerini tutabilir mi?


Bence tutamaz. İnsanın dokunuşunun olduğu yerde durum farklılaşıyor. Seslendirme sanatçıları açısından baktığımızda teknolojinin zamanlama olarak bir hediyesi olmasıyla birlikte bu aslında çok şeyi alıp götürdü. Keşke yapay zekayı biz insan dokunuşlarını yapabildiğimiz özelliklerini kullanarak evrilebilsek.


Dublajın şöyle bir önemi var. Burada rahmetli eşime de (Türkiye'nin en önemli dublaj sanatçılarından Sungun Babacan) bir atıfta bulunmak istiyorum. O her röportajında derdi ki, biz sadece seslendirme yapmıyoruz. Aynı zamanda Türkçe'yi nasıl kullanacağını bilmeyen, belki tiyatroya gitme şansı olmayan, imkan bulamayan insanlara ana dilimizi doğru kullanmayı öğretiyoruz.


"ALTYAZILI BİR ŞEYİ SEYRETMEK KÜLTÜRLÜLÜKMÜŞ GİBİ ADDEDİLİYOR"

Ve yapay zeka ile ilgili yaşayabileceğimiz en büyük sıkıntılardan biri, Türkçe'nin entonasyonunun diğer dillere nazaran farklı olması. Her dilin bir tonlaması, vurgusu, entonasyonu var.


Yani sen bunu yapay zekaya çok mekanik bir şekilde belki ağızları burunları oturtarak işte en ufak bir nefese oturtarak seslendirebileceksin. Ama ana dilindeki vurguyu tonlamayı yapmasını nasıl sağlayacaksın? Yani bunu yapay zekanın öğrenmesinin zaman alacağını düşünüyorum.


Özellikle son yıllarda bir moda başladı. Dublajı kötülemek, yani altyazılı bir şeyi seyretmek, sanki kültürlülükmüş gibi addediliyor ve işte dublajlı seyredenler de sanki daha az bir kültürmüş gibi. Oysa değil.

"YAPAY ZEKA YAKINDA ARADAKİ MAKASI KAPATACAK"

Eski TRT spikerlerinden biri olan Ahmet Cihat Sancar, yıllardır birçok dizide ve filmde seslendirme yapıyor. Sancar, yapay zekanın önlenemez gelişimine dikkat çekiyor.


Yapay zeka bir şekilde insan potansiyelinin yerini alabilir mi?


Bu soruyu bana beş ay önce sorsaydın, alamaz, yapamaz derdim. Ama yapay zeka çok hızlı öğreniyor. Çok hızlı öğrendiği için de çok çabuk gelişiyor. Gerçeklik hususunda çok ciddi anlamda gerçeğe yakın bir performans görüyoruz yapay zekadan.


Yapay zekanın seslendirme konusunda da duyguyu verebilme potansiyelini görüyoruz ve muhtemelen yakın zamanda da bu eşitlenecek, bu makas kapanacak. Bir sürü mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu görüyoruz.


Bu durumda ya dublajı sanat olarak kabul etmeyeceğiz, zanaat olarak kabul edeceğiz ve yok olmasını izleyeceğiz ya da bunun önüne uluslararası yapılacak bir sözleşme çerçevesinde sınırlandırmak suretiyle insanların bu anlamda performanslarını sergilemelerine imkan tanıyacağız.


Yapay zeka bu anlamda şu anda çok hızlı ilerlediği için bu işin ortadan kalkma ihtimali çok yüksek. Çünkü artık yabancı bir karakterin Türkçe konuştuğunu izlerken ağız yapısını bile yapay zeka ile Türkçeleştirebildikleri bir ortamda bundan kaçınmamızın mümkün olmadığını düşünüyorum.

Türkçe'de şu an aktif olarak yapay zeka ile dublaj yapılmıyor değil mi?


Evet. Şu anda yapılmıyor. Ama yapılmayacağı anlamına da gelmiyor tabii ki. En basiti bir uygulama bile herhangi telefon kullanan Android ya da iOS tabanlı bir telefon kullanan biri rahat bir şekilde böyle bir uygulamayı indirip kendi sesini farklı dillerde dublajlatabiliyor yapay zekaya.

Bizim şu ana kadar karşılaştığımız çalışmaların hiçbiri profesyonel, lisanslı herhangi bir çalışmanın ürünü değil. Örneklerini görüyoruz. Bu da yapay zekanın korkunç derecede ne kadar çabuk bütün sektörlere el attığının bir örneğini bizim gözümüzün önüne koyuyor.


Şu anda ne Türkiye'de ne de dünyada yapay zeka ile seslendirme ya da yapay zeka ile dublaj, daha doğrusu seslendirme var. Birçok platform bunu kullanıyor ama seslendirmenin alt bir kolu olan dublajda herhangi bir filmde herhangi bir dizide şu ana kadar rastlamadık.


Bunun yanında tabi Hollywood'un ya da diğer film ve içerik üreticilerinin, büyük platformların çalışanları elbette bunun karşısında hukuki olarak neler yapabilirizin arayışında.


"YAPAY ZEKA ŞİRKETLERİ SESLENDİRME SANATÇILARINA TEKLİFLER YAPMAYA BAŞLADI"

Benzer şekilde yapay zeka şirketlerinin seslendirme sanatçılarına yavaş yavaş teklifler yapmaya başladığı bir döneme girdik.


Bu da demek oluyor ki çok yakın zamanda biz seslendirme sanatçılarının sesleri belki süreli belki süresiz hak devreder gibi sesinizi devretme ya da kiralama yollarına gidiliyor.


Tabi şu anda bu çok taze çok yeni olduğu için açıkçası hukuki dayanağının ya da diğer sözleşme dayanaklarının ne olduğunu ben de bilmiyorum. Aslında hiçbirimiz bilmiyoruz.

Diyelim ki senin sesini, senin iraden dışında farklı amaçlarla kullanabilirler. Burada sence nasıl bir tehlike var? Türkiye'de bu konuda şimdiden sence nasıl önlemler alınmalı?


Yasalar önünde biz sesimizi, soluğumuzu, yüzümüzü tescillememiz icap ediyor ki olası tehlike arz edebilecek, güvenlik sorunu oluşturabilecek konuların da önüne geçebilecek bir anayasal düzenleme yapılması gerekiyor. Bunun için de bir taraftan bunu ayırt edebilecek şekilde de teknoloji gelişecektir.


Ama şimdiden yapılması gerekir çünkü bazen kendi sesimizi ya da seslendirme sanatçısı dostlarımızın seslerini kendi iradelerinin dışında birileri tarafından bazı platformlarda kullanıldığını görüyoruz.

Son olarak yeni nesil seslendirme sanatçılarına da gelişmeleri nasıl değerlendirdiklerini sorduk:

Seslendirme sanatçısı Başak Arslan: "Yapay zeka teknolojisi hızlı bir ivmeyle hayatımıza girmiş olsa da Türkçe dilinin kullanımı konusunda hızlı bir gelişme göstereceğini düşünmüyorum. Cümle içinde yapılan vurgular, tonlamalar, bazen sadece bir kelimenin öne çıkarılması ya da bir kelimenin farklı bir duyguyla ifade edilmesi yapay zekanın henüz kavrayamadığı şeyler. Bir sanatçının yaptığı dublaj gibi doğal olacağını düşünmüyorum." dedi.

Dublajın yeni nesil sanatçılarından Çağıl Özdemir ise dublaj sanatının yakın gelecekte bitebilecegi iddialarına dair "Bitmese de azalacaktır. Zaten eskiye göre ciddi bir azalma var. Bu da birçok meslektaşımı başka meslekler yapmaya itiyor. Ayrıca bu ekonomik koşullarda sadece dublaj yaparak geçinmek oldukça zor. Yıllarca emek verdiğim, severek yaptığım işimin yapay zekaya kurban gitmesini istemiyorum. Bu konuda çok üzgünüm." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak Yayın:

https://m.haberturk.com/yapay-zeka-seslendirme-sanatinin-sonunu-mu-getirecek-3700872


https://seslendirmen.yetkin-forum.com/

30 Temmuz 2026 Perşembe

Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün / Spider-Man: Brand New Day

 31 Temmuz 2026 Sinemada | 2s 25dk | Aksiyon, Bilim Kurgu, Fantastik, Macera

Yönetmen Destin Daniel Cretton | Senarist Chris McKenna, Erik Sommers

Oyuncular: Tom Holland, Zendaya, Sadie Sink

Orijinal adı Spider-Man: Brand New Day

________________

Özet

(13+): 13 yaş ve üzeri izleyici kitlesi için uygun

"No Way Home" olaylarından bu yana dört yıl geçmiştir ve Peter artık tamamen yalnız yaşayan, sevdiği insanların hayatlarından ve anılarından gönüllü olarak kendini silen bir yetişkindir. Artık kimsenin gerçek kimliğini bilmediği New York'ta suçla mücadele eden Peter, kendini tamamen şehrini korumaya adar. Ancak omuzlarındaki sorumluluk her geçen gün ağırlaşırken, yaşadığı gizemli fiziksel değişimler yalnızca kahramanlığını değil, kendi varlığını da tehdit eden karanlık bir sürecin başlangıcına dönüşür. Şehirde giderek büyüyen esrarengiz suç dalgası, Peter’ı şimdiye kadar karşılaştığı en tehlikeli düşmanlardan biriyle karşı karşıya getirir.



Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün / Spider-Man: Brand New Day Seslendirme Kadrosu


Tom Holland ... Peter Parker / Örümcek-Adam (Harun Can)

Zendaya ... MJ (Milay Ezengin)

Sadie Sink ... Jean Grey (Gül Tanyolaç)

Jacob Batalon ... Ned Leeds (Barış Yalçın)

Jon Bernthal ... Frank Castle / Punisher (Rıza Karaağaçlı)

Tramell Tillman ... Bill Metzger (Bora Sivri)

Michael Mando ... Mac Gargan / Akrep (Kerem Doğutuna)

Mark Ruffalo ... Bruce Banner / Hulk (Barış Özgenç)

Marisa Tomei ... May Parker (Zeynep Özden Ayyıldız)

Liza Colón-Zayas ... Jean DeWolff (Canan Sanan)

Florence Pugh ... Yelena Belova / Black Widow (Burcu Ger Oflaz)

Naomi Watts ... E.V. (Esra Şaşmaz)

Olivia Booth-Ford ... Sara Grey (Yasemin Ertorun)

Shannon Young Cho ... Cindy (Sude Eldem)

Keith David ... Örümcek Videosu Anlatıcısı (Fatih Gülnar)

Mary Stillwaggon Stewart ... Female DODC Guard (Funda Eskin)

Kurtis Lowe ... DODC Box Guard (Fırat Aksoy)

Phoenix Di Sebastiani ... DODC Escort Guard (Tan Şahinkanat)

Daisy Sequerra ... Lucy (Sude Eldem)


? ... Sokaktaki Adam (Ali Rıza Eratlı)

? ... Anlatıcı (Gürkan Tosun)

? ... Haber Spikeri (Cem Öğretir)

? ... Haber Spikeri (Salih Uzuner)

? ... Labaratuvar Teknisyeni (Mert Sümer)

? ... Spiker (Tuba Erdem)

? ... Paul (Algan Kahraman)

? ... Ned'in Arkadaşı (Fatih Gülnar)

? ... Resepsiyonist (Elif Güney)

Eman Esfandi ... MJ'in Erkek Arkadaşı (Algan Kahraman)


Çevirmen: Gülseren Bayındır

Ses Editörü: Emrah Aydın

Diyalog Editörleri: Kaan Akbulut ve Gülşen Ay

Ses Teknisyeni: Uğur Güney Arslan

Ses. Yönetmeni: Ali Ekber Diribaş

Proje Koordinatörü: İrem Eker

Yayın: Sinema

Kaynak seslendirme kadroları 

23 Temmuz 2026 Perşembe

Pinokyo: Kanlı Masal

Korku, Gerilim, Fantastik
Film, klasik Pinokyo hikâyesini bu kez Pinokyo'nun karanlık bir karaktere evrildiği hâliyle ele alıyor.

Genç bir çocuk olan James, büyükbabası Geppetto'yu ziyarete gider. Geppetto, ona en iyi arkadaşı olması için görünüşte sihirli bir tahta kukla olan Pinokyo'yu tanıştırır. Ancak James, Pinokyo'nun saf ve dünyadan habersiz doğasının farkında değildir. Onu dış dünyayla tanıştırması, Pinokyo'nun "kötü" olarak gördüğü her şeyi ortadan kaldırmak için kanlı bir mücadeleye girişmesine yol açar.


Pinokyo: Kanlı Masal / Pinocchio: Unstrung Seslendirme Kadrosu
Jack Art Gray ... Pinocchio (Öykü Tatlı)
Robert Englund ... Cricket (Sait Seçkin)
Richard Brake ... Geppetto (Bora Sivri)
Cameron Bell ... James (Elif Koç)
Jessica Balmer ... Mia (Sena Topçu)
Emma Tate ... Wood Mother (Ali Ekber Diribaş)
Peter DeSouza-Feighoney ... Michael Darling (Mehmet Özcan)
Karolina Knight ... Amanda (Zehra Gümrükcü)
Jack Art Gray ... Dudley (Ezel Kalkan)
Luca Marandola ... Logan (Murat Baştürk)
Toni Olabanji ... Trey (Ahmet Tekeş)
William Turnbull ... Daniel (Armağan Tezcan)
Andrew Rolfe ... Doktor (Aykut Akkaşoğlu)
Charlotte Jackson Coleman ... Hemşire (Rüveyda Şengül)
Belinda Fenty ... Dentist (Özge Öztürk)
Jay Robertson ... Şöför (Yiğit Vatansever)
Alexander Butler ... Muhabir (İsmet Gültekin)

Casting: Sena Topçu
Çevirmen: Şenol Aktepe
Ses.Yönetmeni: Türkay Saydamer
Yayın: Sinema
Kaynak seslendirme kadroları 

22 Temmuz 2026 Çarşamba

HE-MAN Kâinatın Hâkimleri / Masters of the Universe

 Kâinatın Hâkimleri / Masters of the Universe Seslendirme Kadrosu


Nicholas Galitzine ... Prince Adam / He-Man (Ali Hekimoğlu)

Artie Wilkinson-Hunt ... Çocuk Prince Adam (Atlas Tibet Apaydın)

Jared Leto ... İskeletor (Talha Sayar)

Camila Mendes ... Teela (Simge Nalbant)

Eire Farrell ... Çocuk Teela (Azra Ayorak)

Idris Elba ... Duncan/Man-at-Arms (Bora Sivri)

Alison Brie ... Kötü Lyn (Melissa Menteşe)

Morena Baccarin ... Büyücü (Burcu Güneştutar)

Kristen Wiig ... Roboto (Ekinsu Karaata)

Charlotte Riley ... Kraliçe Marlena (Canan Çiftel)

James Purefoy ... Kral Randor (Murat Değirmenci)

Tom Wilton ... Titrek (Onur Akgülgil)

Fletcher Glenn ... Yavru Titrek (Cemal Deniz Kızıltuğ)

Sam C. Wilson ... Demir Çene (Berk Avcı)

Kojo Attah ... Üç Göz (Oğuz Özoğul)

Gary Martin ... Hayvan Adam (Tarık Akkuştur)

Jon Xue Zhang ... Tosan Adam (Erden Tunatekin)

Jóhannes Haukur Jóhannesson ... Fisto (Umut Aksoy)

James Wilkinson ... Meka-Boyun (Oğuz Özoğul)

Hafthor Bjornsson ... Keçi Adam (Can Sivri)

Christiaan Bettridge ... Dian (Nilay Berktin)

Stephen Adentan ... Yosun Adam (Emre Deveci)

Sasheer Zamata ... Suzie (Ece Bozçalı)

Christian Vunipola ... Hussein (Mertkan Acar)

Dolph Lundgren ... Macho Man (Melih Ceylan)

Christopher Ragland ... Orko (Fatih Özkul)

Lauren Saliu ... Force Captain Adora/She-Ra (Selen Öztürk)


Çevirmen: Arda Sabahlar

Ses.Mühendisi: İlkim Temmuz Ulukır

Ses.Teknisyeni: Fatih Aslan

Ses.Yönetmeni: Melih Ceylan

Stüdyo: İmaj Stüdyoları

Yayın: Prime Video

Kaynak seslendirme kadroları 





Gişede çöken fantastik film dijitalde küllerinden doğdu

Kainatın Hakimleri 47 ülkede birinci

Kainatın Hakimleri'nde korkak ve sakin mizaçlı Prens Adam, kılıcını göğe kaldırıp büyülü sözleri söylediğinde evrenin en güçlü savaşçısına dönüşüyor (Amazon MGM Studios / Sony Pictures)


Amazon MGM Stüdyoları'nın 170 milyon dolarlık bütçeyle hayata geçirdiği fantastik uyarlama Kainatın Hakimleri (Masters of the Universe), gişede yaşadığı hayal kırıklığının ardından aradığı ilgiyi dijital platformda buldu.


Kuzey Amerika'da vizyona girmesinin üzerinden iki ay bile geçmeden dijitalde izleyiciyle buluşan film, Prime Video'daki güçlü performansıyla dünya çapında yeniden dikkatleri üzerine çekiyor.


Resmi X hesabından yapılan açıklamaya ve FlixPatrol verilerine göre Kainatın Hakimleri, 28 Temmuz itibarıyla Prime Video'nun dünya genelinde en çok izlenen filmi.


Kainatın Hakimleri, Prens Adam'ın Eternia'ya dönüşünü, He-Man olarak kaderini kabullenişini ve anavatanını İskeletor'un karanlık güçlerine karşı savunma mücadelesini anlatıyor.


2018 yapımı Bumblebee'yle tanınan Travis Knight'ın yönettiği filmde Sen İhtimali'yle (The Idea of You) tanınan Nicholas Galitzine, Prens Adam'ı, diğer adıyla He-Man'i canlandırıyor. 

Ona İskeletor rolündeki Oscar ödüllü Jared Leto'nun yanı sıra Camila Mendes, Idris Elba, Alison Brie ve Morena Baccarin gibi isimler eşlik ediyor.


Dijital başarı gişe kaybını telafi eder mi?


Rotten Tomatoes'da yüzde 67 eleştirmen puanına ulaşan film, sinema yazarları tarafından eğlenceli senaryosu, samimi tonu ve dinamik oyuncu kadrosuyla "He-Man'in insani yönünü keşfeden keyifli bir macera" diye nitelendirildi.


İzleyicilerden gelen yüzde 86'lık beğeni oranı da filmin samimi ve yüksek tempolu bir macera olarak geniş kitlelere hitap ettiğini gösteriyor.


Ancak olumlu izleyici tepkilerine ve dijitalde yakaladığı ivmeye rağmen film, gişede aradığını bulamadı. 170 milyon dolarlık devasa bütçesine karşılık küresel gişede yalnızca 114 milyon dolarda kalan yapım, stüdyoya ciddi bir finansal kayıp yaşattı. 


Her ne kadar Prime Video'nun zirvesine yerleşmesi filmin itibarını kurtarsa da dijitaldeki bu başarının gişedeki zararı tamamen kapatması zor görünüyor.

Independent Türkçe, ScreenRant, CBR.com

Derleyen: Nazlı Erdol


17 Temmuz 2026 Cuma

The Odyssey

 Macera, Fantastik, Dram, Aksiyon, IMAX

Homeros'un ünlü destanından uyarlanan film, İthaka kralı Odisseus'un Truva Savaşı sonrası doğduğu topraklara dönüş yolunda yaşadığı maceraları konu ediniyor.



The Odyssey Seslendirme Kadrosu

Matt Damon ... Odiseus (Özgür Özdural)

Tom Holland ... Telemakhos (Fatih Özkul)

Anne Hathaway ... Penelope (Figen Sumeli)

Robert Pattinson ... Antinoos (Ali Seyitoğlu)

Lupita Nyong'o ... Helen (Burçin Artut)

Lupita Nyong'o ... Klitaymestra (İpek Yorulmaz)

Samantha Morton ... Kirke (Canan Çiftel)

John Leguizamo ... Eumaeus (Arda Kavaklıoğlu)

Zendaya ... Athena (Yaren Özaydın)

Charlize Theron ... Kalipso (Özlem Altınok)

Jon Bernthal ... Menelaos (Rıza Karaağaçlı)

Himesh Patel ... Eurilohos (Emrullah Uzun)

Elliot Page ... Sinon (Erden Tunatekin)

Benny Safdie ... Agamemnon (Umut Aksoy)

Travis Scott ... Anlatıcı (Kadir Cansunar)

Corey Hawkins ... Polybos (Talha Sayar)

James Remar ... Tiresias (Bora Sivri)

Stephen Murphy ... Phemius (Faruk Akgören)

Michael Vlamis ... Irus (Uğurcan Akbaş)

Shiloh Fernandez ... Truva Askeri (Tuğbey İstanbulluoğlu)

John Ales ... Dilenci (Şahin Sekman)

Mason Cufari ... Genç Sinon (Umut Sivri)

Raimy Lang  ... Genç Antinoos (Tan Şahinkanat)

Ryan Hurst ... Mentor (Sinan Divrik)

Bill Irwin ... Polyphemus (Can Sivri)

Kate Fuglei ... Eurikleia (Şebnem Kandır)

Adam Croasdell ... Antinoos'un Babası (Emre Deveci)

Anthony Molinari ... Perimedes (Şahin Sekman)

Mia Goth ... Melantho (İrem Alnıaçık)

Jovan Adepo ... Elpenor (Deniz Utku Karataş)

Andrew Howard ... Polites (Fatih Özacun)

Josh Stewart ... Antifates (Tuğbey İstanbulluoğlu)

Logan Marshall-Green ... Melanthios (Aykut Akkaşoğlu)

Sean Avery ... Laodamas (Tarık Akkuştur)


Çevirmen: Ülkem Sevgilier

Ses Mühendisi: Sertuğ Yazan

Ses. Yönetmeni: Didem Barış Atlıhan

Yrd. Yönetmen: Can Sivri

Stüdyo: Vipsaş Stüdyoları

Yayın: Sinema

Kaynak seslendirme kadroları 

10 Temmuz 2026 Cuma

Moana

Macera, Komedi, Aile, Fantastik
Aynı isimli sevilen animasyonun canlı çekim yeniden uyarlaması, genç Moana'nın Okyanus’un çağrısına kulak vermesini ve kötü şöhretli yarı tanrı Maui ile birlikte Motunui adasının resiflerinin ötesine yelken açmasını anlatıyor.



   Moana Seslendirme Kadrosu

Catherine Laga'aia ... Moana (Ezgi Erol)
Amaya Masoli ... Çocuk Moana (Defne Bozçalı)
Dwayne Johnson ... Maui (Merih Ermakastar)
John Tui ... Chief Tui (Fatih Özacun)
Frankie Adams ... Sina (Figen Sumeli)
Rena Owen ... Gramma Tala (Şebnem Ünaldı)
Jemaine Clement ... Tamatoa (Jan Peridar)
Leonard Mathews ... Balıkçı (Oğuz Özoğul)
Çevirmen: Gülseren Bayındır
Ses Teknisyeni: Kadircan Doğru
Ses. Yönetmeni: Oğuz Özoğul
Stüdyo: İmaj Stüdyoları
Yayın: Sinema
Kaynak seslendirme kadroları 



9 Temmuz 2026 Perşembe

Çöl Savaşçısı / Desert Warrior

 Çöl Savaşçısı / Desert Warrior Seslendirme Kadrosu


Anthony Mackie ... Hanzala (Tuğbey İstanbulluoğlu)

Aiysha Hart ... Princess Hind (Sena Topçu)

Sharlto Copley ... Jalabzeen (Yiğit Vatansever)

Ghassan Massoud ... King Numan (Gazanfer Ündüz)

Sami Bouajila ... Hani (Ömer Yıldıran)

Lamis Ammar ... Medicine Woman (Armağan Tezcan)

Géza Röhrig ... Al Hamerz (İsmet Gültekin)

Ben Kingsley ... Emperor Kisra (Yaşar Karakulak)

Numan Acar ... Ebn Wael (Muhittin Tatlı)

Younes Bouab ... Aasif (Aykut Akkaşoğlu)

Saïd Boumazoughe ... Samir (Ahmet Tekeş)

Alain Saadeh ... Yazid (Ali Ekber Diribaş)

Nabil Elouahabi ... Taif (Oray Özgan)

Ramsey Faragallah ... Ibn Qabisah (Tarık Akkuştur)

Omar Al-Atawi ... Shepherd Boy (Rüveyda Şengül)

David Soltani ... Warrior (Murat Baştürk)

Hakeem Jomah ... The Engineer (Cem Özacar)


Casting: Ahmet Tekeş

Çevirmen: Murat Taşkıran

Ses.Yönetmeni: Türkay Saydamer

Yayın: Sinema

Kaynak seslendirme kadroları 

Kötü Ruh: Cehennem Ateşi / Evil Dead Burn

 Kötü Ruh: Cehennem Ateşi / Evil Dead Burn Seslendirme Kadrosu


Souheila Yacoub ... Alice (Burcu Ger Oflaz)

Tandi Wright ... Susan (Şemsay Çankara)

Hunter Doohan ... Joseph (Ali Rıza Eratlı)

Luciane Buchanan ... Thya (Didem Çimen)

Erroll Shand ... Edgar Price (Kutay Kırşehirlioğlu)

Maude Davey ... Polly (Parla Şenol)

George Pullar ... Willliam (Bulut Buldu)

Victory Ndukwe ... Leo (Ali Hocaoğlu)

Keanu Karim ... Jared (Efe Erkekli)

Tapiwa Soropa ... Mike (Fırat Aksoy)

İsimsiz ... Benjamin Price (Rıza Karaağaçlı)

Greta Van Den Brink ... Jessica (Zeynep Er)

İsimsiz ... Jake (Fatih Er)

İsimsiz ... Krematoryum Müdürü (Nilgün Karababa)

İsimsiz ... Radyo Sunucusu #1 (Şükrü Türen)

İsimsiz ... Radyo Konuğu #1 (Halime Albayrak)


Çevirmen: Deniz Uğurlu

Edit: Ozan Duran

Ses Teknisyeni: Ali Can Ereten

Ses. Yönetmeni: Almula Merter

Proje Koordinatörü: İrem Eker

Yayın: Sinema

Kaynak seslendirme kadroları