Vefatının 29. Yılında,
Değerli Seslendirme sanatçımız Alev Sezer'i
Saygı ve özlemle anıyoruz.
cihanstar©2005-2027 dublaj, seslendirme hakkında merak edilen, aranılan herşey, sanatçılarla yapılan röportajlar artık burada, cihanstar Türkiye'de Dublaj Türkçe dublaj seslendirme Turkish dubbing Türkische Überspielen voiceover TV'de, dijital platformlarda ve sinemada yayınlanan filmlerin seslendirme kadroları için seslendirmen forumumuza sizi de bekleriz: seslendirmen.yetkin-forum.com
Vefatının 29. Yılında,
Değerli Seslendirme sanatçımız Alev Sezer'i
Saygı ve özlemle anıyoruz.
Yapay zeka seslendirme sanatının sonunu mu getirecek?
Yapay zeka son birkaç ayda neredeyse hayatımızın merkezine yerleşti. Yapay zekanın el attığı en önemli alanlardan biri de sanat. Oyuncular ve seslendirme sanatçıları yapay zekayı nasıl karşıladı dersiniz?
Yapay zeka seslendirme sanatının sonunu getirir mi?
Gerçek şu ki günümüzdeki teknoloji tarihte hiç olmadığı kadar hızlı ilerliyor. Akıllı cihazlarımızdaki iki ana unsur olan ses ve görüntü ile ilgili akıllara durgunluk veren gelişmeler gündemimizde. Dünyada oyuncular, senaristler, yapımcılar, seslendirme sanatçıları hızla gelişen yapay zekaya karşı toplumsal krizilerin önlenmesi için çeşitli çalışmalar yapıyor.
Avrupa Birliği, yapay zekanın hayatımıza sirayet edebileceği tüm alanlara ilişkin AI Act adında yaklaşık 400 sayfalık bir kanun hazırladı. Üstelik AB'ye üye ülkelerle birlikte, AB ülkeleri ile ticaret yapan bütün ülkeleri bu yasalara uymayı zorunlu kılıyor. Uyulmadığı takdirde de cezai yaptırımların uyarısında bulunuyor.
OYUNCULARIN SESLERİ VE GÖRÜNTÜLERİ TEHLİKE ALTINDA MI?
Yapay zekanın şimdiden ele geçirmeye başladığı yegane alanlardan biri de sinema. Günlük hayatımızın sıkıntılarından, dertlerinden kaçıp sığındığımız liman diziler ve filmler. Peki yapay zeka sinemayı nasıl etkileyecek? Şimdiden sosyal medyada ve çeşitli platformlarda robotik seslerle karşı karşıya kalıp irite oluyoruz. Son olarak Bruce Wills'in gençlik görüntülerini kiraladığı ve eski görüntülerinden yeni yapımlar yapılacağı iddia edildi. Bu iş nereye gidiyor diye merak ediyor insan.
Oyuncuların sesleri ve görüntüleri tehlike altında mı? Ya da sosyal medyaya bütün bilgilerimizi bile isteye sunan bizleri neler bekliyor? Hayatımızın büyük bir parçası olan sanat yapay zekadan nasıl etkilenecek?
Söz konusu sanat olunca, insan olunca, insanın duyguları işin içine girince yapay zeka sanatçının gerçekleştirdiği performansın yerini tutabilir mi? Uzun bir dönem dünyanın en iyilerinden biri olduğumuzu iddia ettiğimiz Türkçe dublaj ve seslendirmeler yerini robotlara mı bırakacak?
YAPAY ZEKA İNSANLARLA BAĞ KURABİLİR Mİ?
United Voice Artist - Birleşik Ses Sanatçıları (UVA), tüm dünyada seslendirme sanatçılarının yapay zeka karşışında hangi önlemlerin alınması gerektiği üzerine çalışıyor. UVA, insani bağlantılara ve duygulara dayanan her türlü çalışmanın insan sesleri tarafından dile getirilmesi gerektiğine inandığını belirterek Yapay Zeka'nın (AI) izleyici ve dinleyicilerle derin bağlar kuramayacağına dikkat çekiyor.
Öte yandan UVA, yapay zeka ile birlikte sentetik seslerin geliştirilmesinin durdurulamaz olduğunu, sanatçıların kişilik hakları, telif hakkı, ücret talepleri gibi konularda önlem alınması gerektiğini bildiriyor.
Ülkemizde oyuncuların ve seslendirme sanatçılarının yapay zeka gelişmelerine ayak uydurması için çalışmalarda bulunan meslek gruplarından biri Oyuncular Sendikası. Oyuncular Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi ve oyuncu Emre Yetim, dünyada yapay zeka ve sinema alanında yaşanan gelişmelerin nabzını tutuyor. Biz de dünyada ve Türkiye'de yapay zeka ve sinema alanlarında neler olduğunu Emre Yetim'e sorduk:
OYUNCULARIN KLONLARI SAHNEDE
Şu anda dünyada yapay zeka ve sinema alanında neler oluyor?
Sinema alanında belli bir filmin belli kısımlarının yapay zeka ile yapılıp belli kısımlarının bir icracı tarafından, sanatçı tarafından doğrudan yapılması söz konusu. Tabi burada bu icracılar yönünden yani oyuncular yönünden bu yapay zeka ile çoğaltılacak klonlar diyelim bunlara.
Sizin kendi klonunuza ilişkin haklarınızın tamamen devredilmesi ya da bunların istenmesi gibi özellikle Amerika'da bir süreç yaşandı. Bu süreçte de Amerikan Oyuncular Sendikası ve oradaki Yazarlar Sendikası bir grev yaptılar. Bu grev oradaki büyük stüdyolara ve bunlarla yapılan toplu sözleşmelere ilişkin bir grevdi.
"KENDİ KLONUNUZLA REKABET ETMEK ZORUNDA KALACAKSINIZ"
Sinemada işte bu grev neticesinde oyuncularla yapılacak sözleşmelerde açıkça ne kadarı yapay zeka ile yapılacak o filmin, ne kadarı gerçek icra ile yapılacak sözleşmelerde açıkça yazılması kararı alındı.
Bu kişilerin kendi görüntüleri ve sesleri üzerindeki haklarını da doğrudan devretmemesi gibi bir şey söz konusu oldu. Çünkü doğrudan böyle bir şeyi devrettiğinizde sınırsız bir şekilde bir süre sonra kendi klonunuzla rekabet etmek zorunda kalacaksınız mesleğinizi yaparken.
Seslendirmede yapılan anlaşmalarda kimi animasyonlarda, kimi reklamlarda sesin kullanılmasına, sinemadakinden daha çok yapımcıya haklar tanındığı görülüyor. Sesin yeniden kullanılması, izin alınması, nasıl yapılacak orada birazcık kişisel anlaşmaya bırakılmış.
Ama seslendirmede öyle değil değil mi?
Seste sadece sesin hakkını alıyor, performans ücreti yok. Birazcık karşılıklı taraflara bırakılmış.
Peki dünyada aktif olarak artık yapay zeka seslendirmede kullanılıyor mu?
Dublajın görüntüye senkron edilmesi için kullanılıyor. Onun haricinde yani deep fake denilen aslında yasa dışı olabilecek bir takım unsurlar da kullanılabiliyor. Bunlar tabi hem dolandırıcılık amaçlı olabiliyor hem de yani terörizm amaçlı ya da başka kötü maksatlı şeylerle de kullanılabiliyor.
AVRUPA BİRLİĞİ YAPAY ZEKA KANUNU HAZIRLADI
Yapay zeka çalıştaylarında telif hakkı ne olacak gibi çalışmalar var mı?
Tüm dünyada yargı kararları noktasında çok kesin ve kati kararlar yok. Yeni bir konu ama doğrudan telif hukukunu, fikri mülkiyet hukukunu ilgilendiren bir konu. Türkiye, Avrupa Birliği üyesi değil ama Avrupa Birliği üyelerini ilgilendiren çok yakın zamanda bir yapay zeka kanunu hazırlandı. AI Act diye geçiyor. Çok kapsamlı bir mevzuat. Bu oylandı ve geçti. Bu yapay zeka kanunu Avrupa Birliği'nde yani tüm ülkelerde geçerli artık.
Orada yapay zekayı kullanımlarını, kötü amaçlı yapay zeka, risk oluşturan yapay zeka, iyi amaçlı yapay zeka diye eylemleri kategorilere ayırıyor ve sadece üye olan ülkeleri değil aynı zamanda bu ülkelerle ticari münasebete giren üçüncü tarafları ve ülkeleri de bunları uygulamak zorunda. Uygulamazsa yine bu üçüncü taraflara ve ülkelere de cezayı yaptırımı var. Para cezası anlamında.
Sizin sesinizi, sizin görüntünüzü, sizin hiç düşünmediğiniz bir siyasal, toplumsal konuda sizi zora sokacak bir şekilde kullanabilirler. Dolayısıyla tehlike yaratabilecek bir konu.
TÜRKÇE DUBLAJ NEDEN DÜNYANIN EN İYİLERİNDEN BİRİ OLDU?
Ülkece en çok övündüğümüz şeylerden biri de Türkçe dublajdı. Şimdi ise gelişen teknoloji yani yapay zeka çok iyi olduğumuz bir sanat dalını elimizden almak üzere. Oyuncular Sendikası Seslendirme Çalışma Grubu Üyesi, seslendirme sanatçısı ve oyuncu Arda Kavaklıoğlu, Türkiye'de ve dünyada seslendirme dünyasında yaşananları yakından takip ediyor, seslendirme sanatçılarının haklarının korunması için çalışıyor.
Türkçe dublaj neden dünyanın en iyilerinden biriydi?
Bizim halkımız altyazı okumayı çok sevmez diye bir ön kabul vardı eskiden ve o yüzden Türkiye'de dublaj oldukça erken başlamış. 1950'lerde 60'larda sinema filmlerine dublaj yapılmaya başlanmış.
İkincisi Türkiye'nin yetişmiş insan gücüyle alakası var.
Üç, çok fazla içeriğin dublajlanması gerekliliğiyle alakası var.
OYUNCULAR, BAŞKA DİLLERDE DUBLAJ YAPILIRKEN KENDİ SESİNİN KULLANILMASINA İZİN VERİRSE DUBLAJ YARA ALIR
Yapay zeka ile yapılan seslendirmeler şu an sanatçının mikrofon başında gösterdiği performansla kıyaslandığı zaman yerini tutabilir mi?
Birincisi; Amerikan Oyuncular Sendikası'nın kendi üyelerine tavsiye ettiği ve çoğunun kabul ettiği bir şey var ki başka dillerde dublaj yapılırken oyuncular "Kendi seslerimizin kullanılmasını istemiyoruz" dediler. Dolayısıyla bu ihtimal çok büyük oranda ortadan kalktı. Ancak eğer böyle bir şey olursa, evet gerçekten Türkiye'de ve bütün dünyada dublaj çok büyük yara alır.
Fakat burada başka bir şey devreye giriyor. Bizim dublajda kullandığımız oyunla beraber o senkronu oturtabilme yetkinliği bir makinaya verilecek. Bu işin tadını bozacak, lezzeti ortadan kaldıracak, işi mekanikleştirecek, yani... İnsan eli değmeden dublaj olmaz.
YAPAY ZEKA İLE DUBLAJ NASIL GERÇEKLEŞEBİLİR?
İkincisi; bir ya da iki kişinin stüdyoya girip bütün bir filmi konuşup sonra hiç var olmayan insan sesleriyle rollerin üzerine, o iki kişinin ya da bir kişinin sesinin üzerine bir sentetik ses giydirmek.
Örneğin; bir kadın sesi, yaşlı ses. Onu ben konuşmuşum ama ben nasıl konuştuysam o sesi, o yaşlı kadın sesini, benim sesimin üzerine giydiriyorlar ve oluyor size yapay zekâ cümbüşü. Bu sadece maliyetten kaçınarak düşük maliyetle yüksek kar elde etmenin bir yoludur. Başka da hiçbir işe yaramaz.
YAPAY ZEKA VE TELİF YASASI ÇIKAR MI?
Peki hak sahibi olmayan bir sentetik sesin insanlara duyurulmasında ne gibi yasal sakıncalar var?
Bu şu anda yasal olarak net değil diyebiliyorum. Fakat bunun yasası Türkiye'de er ya da geç, bugün ya da önümüzdeki yıl ya da üç yıl sonra çıkacak. Çünkü AI Act diye bir yasa var. Avrupa'da ve Amerika'da çıkarılmış bir yasa. O yasa içerisinde sinema televizyon sektöründeki işlerde yapay zekanın kullanılmasına ilişkin bazı regülasyonlar var. Bunun çalışmasını biz de yaptık.
Yani hem sendika (Oyuncular Sendikası) içerisinde yaptık, hem sektörlerin bütün paydaşlarıyla bir üniversitenin öncülüğünde başlatılan bir çalıştayda yaptık ve o çalıştayda sektörün bütün paydaşlarının itirazsız kabulüyle şöyle bir yasa teklifimiz oldu yasa yapıcıya. Önce Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na gidecek. Bu işin arkasında Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü telif hakları bölümü de var.
O yasa teklifinin içerisinde UVA'nın yani United Voice Artists'in yapay zeka ile ilgili uyulması gereken kurallarını ilettik, dedik ki "Biz sinema televizyon sektöründe yapay zekanın bir kota uygulamasıyla kullanılması gerekiyorsa kullanılması gerektiğini" önerdik ve bu sektörün hiçbir paydaşı tarafından reddedilmedi.
YAPAY ZEKA'NIN TÜRKÇE İLE İMTİHANI
Türkiye'de yapay zeka ile yapılan işler ne durumda?
Şu anda Türkiye'de yapay zeka ile yapılan işler benim gördüğüm seste alt yazı var. Hatta doğru dürüst Türkçe konuşamıyor. Türkçe'de aynı kelime farklı hece vurgularıyla farklı anlamlara gelir.
Türkçe için biraz daha zor. Yapay zekanın eğitilmesi, daha fazla yatırım istiyor . Yani İngilizceye, Fransızcaya, İspanyolcaya yapılan yatırım kadar Türkçe'ye yatırım yapıldığını sanmıyorum. Çünkü oradaki pazar daha büyük.
Günümüzde seslendirme sanatçılarının haklarının korunması için nelere ihtiyaç var?
Birincisi, yapay zeka ile bir sanatçının sesi kullanılacaksa, olmazsa olmazımız, önden verilmiş rıza. Her proje için önden verilmiş rızayla hareket edilmesi gerekiyor.
İkincisi, bizim seslendirme alanında, fiyatlandırmada Oyuncular Sendikası ve Ses Stüdyoları Derneği ile beraber hazırladığımız protokolün maddelerine uygunluk.
"SESLENDİRME SANATÇISI SESİNİ SINIRSIZ, SÜRESİZ VERMEMELİ"
Yapay zeka ile bu nasıl olmalı?
Yapay zeka ile performans sergilemiyorsun, nefes harcamıyorsun, tamam performansı verme ama hak devrimi eksiksiz ver. Burada paradan çok daha önemli bir şey var, mesleğin geleceği. Bu işte artık ben yapay zeka ile sesimi kullanmak istemiyorum deme hakkı önemli. Kesinlikle bir seslendirme sanatçısı sesini, kullanım hakkını sınırsız, süresiz, proje bazsız kesinlikle vermemeli.
Sesini duyduğunuzda geri dönüp bakacağınız sanatçılardan biri Selay Taşdöğen... Yıllardır binlerce dizi ve filmde seslendirme yaptı, üstelik ilk yapay zeka seslerinden de biri oldu. Yandex'in Alisa'sı dersek belki hemen hatrınıza gelir. Taşdöğen'e yapay zeka ve seslendirmeyi hem sanatçılar açısından hem de izleyiciler açısından sorduk.
İNSANLAR DUBLAJLI YAPIM İZLEMEYİ NEDEN BIRAKTI?
Türkçe dublaj dünyanın en iyilerindendi... Artık düşüşe geçtiği iddiaları gündemde neler söylemek istersiniz?
Türkçe dublajın en iyi olma sebeplerinden biri, Türkçe'nin melodisi, zenginliği, kelime yapısı, bizim dilimiz bütün dillere göre çok daha zengin olduğundan ve biz çok duygusal bir halk olduğumuzdan tüm duyguları çok doğru verebiliyoruz. Dolayısıyla Türkçe dublaj tabii ki bir numara olmakta hiç zorlanmadı zamanında. Gerçekten çok özenli çalışıldığında hala dünyanın bir numarası olmakla iddialıyız.
Ama teknolojinin hayatımıza girmesi, hız, işlerin fabrikasyon olmaya başlaması, platformların çoğalması, hızın yine burada çok anlam kazanması ve yeni arkadaşlarımızın artık eskiden olduğu gibi ustalardan doğru Türkçeyi, doğru dublaj yapmayı öğrenememesi gibi gibi dezavantajlar sebebiyle bu birincilik artık yavaş yavaş düşüşe geçti. Kimse dublajla izlememeye de başladı. Neden? Çünkü aynı tadı alamıyor insanlar.
"HALİHAZIRDA BİR YAPAY ZEKA SESİ OLARAK SÖYLÜYORUM: TÜRKÇE ZOR BİR DİL"
Yapay zeka sanatçıların yerini tutabilir mi?
Asla tutamaz. Neden? Çünkü o bir makine sonuçta. Belki de çok yakın zamanda çok iyi Türkçe konuşup çok iyi duygu verebilecek. Bunu bilmiyoruz. Ama Türkçe zor bir dil. Halihazırda bir yapay zeka sesi olarak söylüyorum.
Konuştuğum yapay zekayı dinlediğimde, Yandex'te mesela Alisa'nın konuşmasını dinlediğinizde hala, "hala" diyemiyor mesela ve bunu öğrenemiyor uzun zamanda. Çünkü onunla muhtemelen sohbet edilmesi gerekiyor ve sohbet edilmediği için de çok iyi öğrenemiyor.
Ama başka, işte Amazon'un, Google'ın yaptığı yapay zeka asistanları daha çok sohbet edildiğinden, daha çok kullanıldığından daha hızlı öğreniyor bunu. Hele de ChatGPT, Soro... Çok güzel konuşuyor, çok iyi.
Bizim yerimizi şimdilik alamazlar. En az 1-2 sene diyorum. Belki 5 senedir. Yani tahmin etmek çok zor. Çok gri bir alan. Ne yapabileceğini de bilmiyoruz.
SANATÇILAR İŞSİZ KALIR MI?
Seslendirme sanatçıları mesleğinden olur mu?
Biz işsiz kalır mıyız? Ekmeğimizden olur muyuz? Uzun vadede evet. Buna cevabım kesinlikle evet. Birçok sektörde yapay zeka sektörünü ele geçirdiğini görüyoruz zaten. Mesela işte web tasarımcıları gibi, grafikerler gibi. Yani 10 kişilik bir istihdam varsa ortada, bunu iki kişiye indiren bir teknoloji söz konusu.
Ya da işte bir takım dükkanlarda görüyoruz kasalarda artık insan yok. Çünkü onlar da bir yapay zeka, biz kendi kendimize kasadan geçiyoruz ve orada da istihdam azaldı.
AKTİF SESLENDİRME YAPAN 300-350 KİŞİ VAR
Seslendirme sanatçılarının neye ihtiyacı var?
Biz seslendirmeciler, bütün Türkiye'de bu işi yapan çok özel insanlarız. Çünkü doktor dediğinizde çok var, avukat dediğinizde çok var, mühendis, mimar vs. Ama bir bu işi yapan topu topu yani aktif olarak yapan 300-350 kişiyiz. Yani bütün bu platformlarda sesi duyulan 300-350 kişiden bahsediyoruz.
Yaptığımız iş kadar varız, yapmadığımız iş kadar yokuz. Yani bugün kimimiz asgari ücretin altında kazanç sağlıyoruz. Kimimiz reklamlar sayesinde biraz daha üzerine çıkıyor ama sonuca baktığımızda hepimiz vergisini veren insanlarız.
"İNSANLARIN İZLEDİKLERİ HER ŞEYDE NEFES OLUYORUZ AMA BİZ NEFES ALAMIYORUZ"
Ve tüccar olarak görülüyorum. Ben sesimi kiralıyorum. İşçi olarak gidiyorum ve maalesef BAĞ-KUR'umu kendim ödüyorum. Sosyal güvencemi kendim sağlıyorum ve emekli olabilecek miyim emin değilim.
Hiçbir şey yapmadan ev kirası, market, çocuk masrafı vs hiç daha katmadan cebimden 8 bin lira para çıkıyor ve asgari ücretin altında kazanma olasılığım var. Bizim bir kere SGK'lı olmamız gerekiyor. Günlük ya da saatlik her gittiğimiz stüdyonun bizi sigortalaması şart. Bizim bu şartlarda geçinmemiz imkansız neredeyse. İnsanların evine girip, onların izledikleri her şeyde nefes oluyoruz. Ama biz nefes alamıyoruz.
TÜRKÇE DUBLAJI BBC Mİ EFSANELEŞTİRDİ?
Damla Özüduru Babacan çok uzun yıllardan beri birçok dizi ve filmde evlerimize konuk olmuş sanatçılardan biri... Onun sesini Disney'in Frozen filmindeki Anna karakteriyle adeta zihnimize kazıdık. Babacan, Türkçe dublajın dünyada efsaneleşmesinin BBC aracılığıyla nasıl gerçekleştiğini ve yapay zekanın seslendirme sektöründe dostça kullanılması gerektiğini söyledi.
Bize Türkçe dublajın nasıl efsaneye dönüştüğünü anlatır mısınız?
Çok eski yıllarda, BBC'den TRT'ye geliyorlar. Sanıyorum Susam Sokağı'ndaki karakterlerin nasıl seslendirdiğini izlemek için ve dehşete düşüyorlar. Diyorlar ki, yani nasıl bu kadar seri çalışabiliyorsunuz? Nasıl bu kadar kısa sürede, bu kadar özenli ve karakterleri yaşattığınız şekilde tiplemeler çıkarabiliyorsunuz.
"ÖZGÜNLÜĞÜMÜZÜ KAYBEDEREK DUBLAJDA ÇOK ŞEY KAYBETTİK"
Bu olay Muppet Show'un yani Kermit'in yayınlandığı yıllarda oluyor. Aslında yurt dışından gelen bir görüş bu ve sonrasında da birçok filmde bir nevi tebrik mesajı alıyor seslendirme sanatçıları. Türkçe dublajının en iyi sayıldığı dönemlerde seslendirme sanatçıları, karakterleri yönetmenin de uygun görmesiyle birlikte özgünleştirebiliyorlar. Yani kendilerinden bir şey katabiliyorlar.
Fakat geldiğimiz noktada artık tamamen orijinale bağımlı yani web forma bağımlı bir şekilde ilerliyoruz ve bu noktada da artık biz sanatçılar olarak kendi özgünlüğümüzü ortaya koyma hakkımızı bir nevi kaybettik. Bu hak bizden alındı. Bence özgünlüğümüzü kaybederek dublajda çok şey kaybettik.
"İNSANLARA ANA DİLİMİZİ DOĞRU KULLANMAYI ÖĞRETİYORUZ"
Yapay zeka, sanatçının yerini tutabilir mi?
Bence tutamaz. İnsanın dokunuşunun olduğu yerde durum farklılaşıyor. Seslendirme sanatçıları açısından baktığımızda teknolojinin zamanlama olarak bir hediyesi olmasıyla birlikte bu aslında çok şeyi alıp götürdü. Keşke yapay zekayı biz insan dokunuşlarını yapabildiğimiz özelliklerini kullanarak evrilebilsek.
Dublajın şöyle bir önemi var. Burada rahmetli eşime de (Türkiye'nin en önemli dublaj sanatçılarından Sungun Babacan) bir atıfta bulunmak istiyorum. O her röportajında derdi ki, biz sadece seslendirme yapmıyoruz. Aynı zamanda Türkçe'yi nasıl kullanacağını bilmeyen, belki tiyatroya gitme şansı olmayan, imkan bulamayan insanlara ana dilimizi doğru kullanmayı öğretiyoruz.
"ALTYAZILI BİR ŞEYİ SEYRETMEK KÜLTÜRLÜLÜKMÜŞ GİBİ ADDEDİLİYOR"
Ve yapay zeka ile ilgili yaşayabileceğimiz en büyük sıkıntılardan biri, Türkçe'nin entonasyonunun diğer dillere nazaran farklı olması. Her dilin bir tonlaması, vurgusu, entonasyonu var.
Yani sen bunu yapay zekaya çok mekanik bir şekilde belki ağızları burunları oturtarak işte en ufak bir nefese oturtarak seslendirebileceksin. Ama ana dilindeki vurguyu tonlamayı yapmasını nasıl sağlayacaksın? Yani bunu yapay zekanın öğrenmesinin zaman alacağını düşünüyorum.
Özellikle son yıllarda bir moda başladı. Dublajı kötülemek, yani altyazılı bir şeyi seyretmek, sanki kültürlülükmüş gibi addediliyor ve işte dublajlı seyredenler de sanki daha az bir kültürmüş gibi. Oysa değil.
"YAPAY ZEKA YAKINDA ARADAKİ MAKASI KAPATACAK"
Eski TRT spikerlerinden biri olan Ahmet Cihat Sancar, yıllardır birçok dizide ve filmde seslendirme yapıyor. Sancar, yapay zekanın önlenemez gelişimine dikkat çekiyor.
Yapay zeka bir şekilde insan potansiyelinin yerini alabilir mi?
Bu soruyu bana beş ay önce sorsaydın, alamaz, yapamaz derdim. Ama yapay zeka çok hızlı öğreniyor. Çok hızlı öğrendiği için de çok çabuk gelişiyor. Gerçeklik hususunda çok ciddi anlamda gerçeğe yakın bir performans görüyoruz yapay zekadan.
Yapay zekanın seslendirme konusunda da duyguyu verebilme potansiyelini görüyoruz ve muhtemelen yakın zamanda da bu eşitlenecek, bu makas kapanacak. Bir sürü mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu görüyoruz.
Bu durumda ya dublajı sanat olarak kabul etmeyeceğiz, zanaat olarak kabul edeceğiz ve yok olmasını izleyeceğiz ya da bunun önüne uluslararası yapılacak bir sözleşme çerçevesinde sınırlandırmak suretiyle insanların bu anlamda performanslarını sergilemelerine imkan tanıyacağız.
Yapay zeka bu anlamda şu anda çok hızlı ilerlediği için bu işin ortadan kalkma ihtimali çok yüksek. Çünkü artık yabancı bir karakterin Türkçe konuştuğunu izlerken ağız yapısını bile yapay zeka ile Türkçeleştirebildikleri bir ortamda bundan kaçınmamızın mümkün olmadığını düşünüyorum.
Türkçe'de şu an aktif olarak yapay zeka ile dublaj yapılmıyor değil mi?
Evet. Şu anda yapılmıyor. Ama yapılmayacağı anlamına da gelmiyor tabii ki. En basiti bir uygulama bile herhangi telefon kullanan Android ya da iOS tabanlı bir telefon kullanan biri rahat bir şekilde böyle bir uygulamayı indirip kendi sesini farklı dillerde dublajlatabiliyor yapay zekaya.
Bizim şu ana kadar karşılaştığımız çalışmaların hiçbiri profesyonel, lisanslı herhangi bir çalışmanın ürünü değil. Örneklerini görüyoruz. Bu da yapay zekanın korkunç derecede ne kadar çabuk bütün sektörlere el attığının bir örneğini bizim gözümüzün önüne koyuyor.
Şu anda ne Türkiye'de ne de dünyada yapay zeka ile seslendirme ya da yapay zeka ile dublaj, daha doğrusu seslendirme var. Birçok platform bunu kullanıyor ama seslendirmenin alt bir kolu olan dublajda herhangi bir filmde herhangi bir dizide şu ana kadar rastlamadık.
Bunun yanında tabi Hollywood'un ya da diğer film ve içerik üreticilerinin, büyük platformların çalışanları elbette bunun karşısında hukuki olarak neler yapabilirizin arayışında.
"YAPAY ZEKA ŞİRKETLERİ SESLENDİRME SANATÇILARINA TEKLİFLER YAPMAYA BAŞLADI"
Benzer şekilde yapay zeka şirketlerinin seslendirme sanatçılarına yavaş yavaş teklifler yapmaya başladığı bir döneme girdik.
Bu da demek oluyor ki çok yakın zamanda biz seslendirme sanatçılarının sesleri belki süreli belki süresiz hak devreder gibi sesinizi devretme ya da kiralama yollarına gidiliyor.
Tabi şu anda bu çok taze çok yeni olduğu için açıkçası hukuki dayanağının ya da diğer sözleşme dayanaklarının ne olduğunu ben de bilmiyorum. Aslında hiçbirimiz bilmiyoruz.
Diyelim ki senin sesini, senin iraden dışında farklı amaçlarla kullanabilirler. Burada sence nasıl bir tehlike var? Türkiye'de bu konuda şimdiden sence nasıl önlemler alınmalı?
Yasalar önünde biz sesimizi, soluğumuzu, yüzümüzü tescillememiz icap ediyor ki olası tehlike arz edebilecek, güvenlik sorunu oluşturabilecek konuların da önüne geçebilecek bir anayasal düzenleme yapılması gerekiyor. Bunun için de bir taraftan bunu ayırt edebilecek şekilde de teknoloji gelişecektir.
Ama şimdiden yapılması gerekir çünkü bazen kendi sesimizi ya da seslendirme sanatçısı dostlarımızın seslerini kendi iradelerinin dışında birileri tarafından bazı platformlarda kullanıldığını görüyoruz.
Son olarak yeni nesil seslendirme sanatçılarına da gelişmeleri nasıl değerlendirdiklerini sorduk:
Seslendirme sanatçısı Başak Arslan: "Yapay zeka teknolojisi hızlı bir ivmeyle hayatımıza girmiş olsa da Türkçe dilinin kullanımı konusunda hızlı bir gelişme göstereceğini düşünmüyorum. Cümle içinde yapılan vurgular, tonlamalar, bazen sadece bir kelimenin öne çıkarılması ya da bir kelimenin farklı bir duyguyla ifade edilmesi yapay zekanın henüz kavrayamadığı şeyler. Bir sanatçının yaptığı dublaj gibi doğal olacağını düşünmüyorum." dedi.
Dublajın yeni nesil sanatçılarından Çağıl Özdemir ise dublaj sanatının yakın gelecekte bitebilecegi iddialarına dair "Bitmese de azalacaktır. Zaten eskiye göre ciddi bir azalma var. Bu da birçok meslektaşımı başka meslekler yapmaya itiyor. Ayrıca bu ekonomik koşullarda sadece dublaj yaparak geçinmek oldukça zor. Yıllarca emek verdiğim, severek yaptığım işimin yapay zekaya kurban gitmesini istemiyorum. Bu konuda çok üzgünüm." değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak Yayın:
https://m.haberturk.com/yapay-zeka-seslendirme-sanatinin-sonunu-mu-getirecek-3700872
Nakit Kralları, Almanya’daki dört farklı rehin dünkkânındaki günlük yaşantı bolca para, değerli metal ve mücevheri ve bazen de sahte ürünleri içeriyor!
DMAX kanalında yayinlanan, "Nakit Krallari" programında dış ses, oyuncu ve seslendirme sanatçısı Toprak Sergen.
Macera, Animasyon, Aksiyon
Film, yıllardır Road Runner'ı yakalamaya çalışırken satın aldığı ürünlerin arızalanması sonucu zarar gören Wile E. Coyote'un, üretici firma Acme Corporation'a dava açmasını konu alıyor.
Wile E. Coyote, Road Runner'ı yakalama girişimleri sırasında kullandığı ve sürekli bozularak kendisine zarar veren ürünler nedeniyle Acme Corporation şirketine karşı hukuki bir süreç başlatır. Coyote'un yasal mücadelesinde onu temsil eden avukat ile Acme'nin savunmasını yürüten şirket avukatı mahkemede karşı karşıya gelir. 1990 tarihli The New Yorker makalesinden temel alınarak kurgulanan hikaye, Bugs Bunny ve Daffy Duck gibi çeşitli animasyon karakterlerinin de bu yasal sürece tanık ve taraf olarak dahil olmasıyla gelişen olayları aktarmaktadır.
Coyote Acme'ye Karşı / Coyote vs. Acme Seslendirme Kadrosu
Will Forte ... Kevin Avery (Rıza Karaağaçlı)
Lana Condor ... Paige Avery (Elif Acehan)
John Cena ... Buddy Crane (Ali Gül)
Tone Bell ... Sal Maltese (Doğan Öncel)
Martha Kelly ... Dottie Jones (Nilgün Kasapbaşoğlu)
Luis Guzmán ... Yargıç Troppogrosso (Faruk Akgören)
P.J. Byrne ... Bill Pelicanos (Bora Seçkin)
John Early ... Henry Heslop (Levent Yıldız)
Nancy Linehan Charles ... Cherry (Füsun Kokucu)
Kenneth Choi ... Oscar Jeon (Tanju Yıldırım)
Eric Bauza ... Bugs Bunny (Harun Can)
Eric Bauza ... Charlie Dog (Can Başak)
Eric Bauza ... Daffy Duck (Fatih Er)
Eric Bauza ... Dr. Lorre (Murat Atıl)
Eric Bauza ... Elmer Fudd (Dündar Müftüoğlu)
Eric Bauza ... Foghorn Leghorn (Tarkan Koç)
Eric Bauza ... Porky Pig (Murat Prosçiler)
Eric Bauza ... Tweety (Berrak Kuş)
Candi Milo ... Büyükanne (Müdrike Coşansu)
Candi Milo ... Bayan Prissy / Cadı Hazel (Parla Şenol)
Hayes Hargrove ... 1. Önemli Haber Muhabiri (Oğur Arslanoğlu)
Phuong Kubacki ... 2. Önemli Haber Muhabiri (Suna Dizdar)
Dani Payne ... 3. Önemli Haber Muhabiri (Sibel Yıldırım Başak)
Eddie Garcia ... 1. Yerel Muhabir (Orhan Hızlı)
Amy Rauch ... Hemşire (Tuba Pelister)
Casting: Aziz Acar
Çevirmen: Asude Öner Taçyıldız
Ses Mühendisi: Sedat Polat
Ses Teknisyeni: Egecan Çağlar & Habib Mehdi Han
Ses. Yönetmeni: Ergun Göcen
Stüdyo: Global Dubbing Center
Yayın: Sinema
Kaynak seslendirme kadroları
“Çita Sürüsü”, Afrika'nın zorlu doğasında hayatta kalma mücadelesi veren iki anne ve dokuz yavrudan oluşan bir çita ailesinin tehlikelerle dolu yolculuğunu konu alır.
Afrika’nın zorlu doğasında hayatta kalmaya çalışan iki anne ve dokuz yavrudan oluşan çita ailesinin tehlikelerle dolu yolculuğunu konu alan “Çita Sürüsü”, TRT Belgesel'de.
Ana Karakterler: İki anne çita ve toplam dokuz yavru.
Mücadele: Ailenin vahşi doğadaki tehlikeli maceraları, yavrularını koruma çabaları ve deve kuşu gibi zorlu avların peşindeki avlanma anları ekrana taşınır.
Yayın Yeri: Bu vahşi yaşam yapımı TRT Belgesel ekranlarında izleyiciyle buluşmaktadır.
TRT Belgesel kanalında yayınlanan, "Çita Sürüsü" isimli belgeselde, oyuncu ve seslendirme sanatçısı Gülseren Gürtunca'nın sesini duyuyoruz.
Korku, Gerilim, Dram, Aksiyon
Film, Pasifik Okyanusu’nda bir mercan resifine korkunç bir şekilde acil iniş yapmak zorunda kalan bir uçağın hayatta kalan yolcularının, ölümcül köpek balıklarına karşı verdikleri mücadeleyi anlatıyor.
Los Angeles’tan Şanghay’a giden bir uçak, Pasifik Okyanusu’nda korkunç bir acil iniş yapmak zorunda kalır. Hayatta kalan yolcular, mercan resifine saplanan enkazın etrafını saran ölümcül köpek balıklarıyla karşı karşıya kalır ve okyanusun ortasında hayatta kalmak için büyük bir mücadele başlar.
Derin Kabus / Deep Water Seslendirme Kadrosu
Aaron Eckhart ... Ben (Selçuk Kıpçak)
Molly Belle Wright ... Cora (Cansın Açar)
Angus Sampson ... Dan (Ümit Belen)
Ben Kingsley ... Rich (İskender Bağcılar)
Lucy Barrett ... Penny (Zeyno Burcu Temel)
Rose Zhao ... Lilly (Selenay Taner)
Lakota Johnson ... Hutch (Emre Boynukalın)
Elijah Tamati ... Finn (Sema Kahriman)
Rarmian Newton ... Jesse (Umut Aydın)
Wenhan Li ... Sam (Uğurcan Akbaş)
Madeleine West ... Martine (Armağan Tezcan)
Mark Hadlow ... Coach Dade (Müfit Coşkun)
Kelly Gale ... Jaya (Armağan Tezcan)
Kate Fitzpatrick ... Becky (Tuğba Altın)
Richard Crouchley ... Matt (Umut Aydın)
Ryan Bown ... Declan (Uğurcan Bulur)
Rob Kipa-Williams ... Jim (Müjdat Talu)
Michael Cardelle ... Macey (Müfit Coşkun)
John De Luca ... Hans (Müjdat Talu)
Na Er Na Xi ... Zoe (Ekin Ayça Gümüş)
Casting: Orhan Akçin
Ses.Teknisyeni: Mina Akçin
Ses.Yönetmeni: Eren Özçelik
Stüdyo: Record Stüdyoları
Yayın: Sinema
Kaynak seslendirme kadroları
Macera, Gerilim, Bilim-Kurgu, Aksiyon, Gizem
Film, gizemli bir kozmik olayın, Oak Caddesi’ni sıradan banliyö yaşamından koparıp tamamen bilinmeyen bir yere taşımasıyla Platt ailesinin bu yeni düzende hayatta kalma mücadelesini anlatıyor.
Aniden meydana gelen gizemli bir kozmik olay, Oak Caddesi’ni sıradan banliyö yaşamından koparıp tamamen bilinmeyen bir yere taşır. Bu yeni düzende Platt ailesi, hayatta kalabilmenin tek yolunun birbirlerine sıkı sıkıya kenetlenmek olduğunu keşfeder. Tanınmaz hale gelen çevrelerinde yollarını bulmaya çalışırken, aile bağları onların en büyük gücü ve tek sığınağı olacaktır.
Oak Caddesi'nin Sonu / The End of Oak Street Seslendirme Kadrosu
Anne Hathaway ... Denise Platt (Figen Sumeli)
Ewan McGregor ... Greg Platt (Ali Ekber Diribaş)
Maisy Stella ... Audrey Platt (Hazal Özkan)
Christian Convery ... Brian Platt (Yaman Tümen)
Jordan Alexa Davis ... Jeannette Christiansen (Hazal Aydın)
P.J. Byrne ... Mel Jacobs (Arda Kavaklıoğlu)
Hudson Meek ... Kaden Tucker (Umut Sivri)
Anne Gee Byrd ... Bayan Huddleston (Elif Baysal)
Emily Kuroda ... Bayan Valcourt (Füsun Kokucu)
Walker Russell ... Mason (Uğurcan Akbaş)
Denitra Isler ... Bayan Rey (Elif Güney)
Çevirmen: Pınar Batum
Ses Editörü: Burç Ünsev
Ses Teknisyeni: Ali Can Ereten
Ses. Yönetmeni: Sait Çataldaş
Proje Yöneticisi: İrem Eker
Yayın: Sinema
Kaynak seslendirme kadroları
Korku, Macera, Gerilim, Fantastik
Peter Pan hikâyesinin karanlık bir uyarlaması olan film, Peter Pan tarafından kaçırılan kardeşini kurtarmak için Neverland'de bir serüvene atılan Wendy'nin hikâyesini anlatıyor.
Küçük kardeşi Michael'ın acımasız Peter Pan tarafından kaçırılmasıyla Wendy Darling, kâbusu andıran bir kurtarma yolculuğuna sürüklenir. Neverland'in karanlık sırları arasında ilerlerken, karşısına çıkan her iz onu kana susamış bir dehşetin merkezine yaklaştırır. Wendy, hem kardeşini kurtarmak hem de Peter Pan'ın ölümcül oyununa son vermek için hayatta kalma mücadelesi vermek zorundadır.
Peter Pan Kabuslar Ülkesi / Peter Pan's Neverland Nightmare Seslendirme Kadrosu
Megan Placito ... Wendy Darling (Sena Topçu)
Martin Portlock ... Peter Pan (İlham Erdoğan)
Kit Green ... Timmy Carter / Tinker Bell (Ali Ekber Diribaş)
Peter DeSouza-Feighoney ... Michael Darling (Ömer Şerif Erzurumlu)
Campbell Wallace ... John Darling (Mehmet Özcan)
Nicholas Woodeson ... Steven (Hüseyin Yirik)
Hardy Yusuf ... Joey (Ezel Kalkan)
Lucas Allermann ... James (Öykü Tatlı)
Callum Hymers ... Ronnie (Abbas Tekin)
Lawrence Wheeler-Neale ... Ronnie'nin Kardeşi (Rüveyda Şengül)
Charlotte Jackson Coleman ... Dina (Zehra Gümrükçü)
Kelly Rian Sanson ... Mia (İpek Sevenler)
Eddy MacKenzie ... Lee (Murat Topal)
Lyndon Drozd ... Carl (Emre Boynukalın)
Kevin Badu ... Miles (Tarık Akkuştur)
Çevirmen: Umut Aktepe
Casting: Sena Topçu
Ses. Yönetmeni: Türkay Saydamer
Yayın: Sinema
Kaynak seslendirme kadroları
Gerilim, Dram, Tarihi, Savaş
Film, II. Dünya Savaşı'nın dönüm noktalarından biri kabul edilen Normandiya Çıkarması'ndan önceki 72 saat boyunca yaşananları ve alınan zor kararları konu ediniyor.
Normandiya Çıkarması’nın kaderi pamuk ipliğine bağlıdır. Meteorolog Yüzbaşı James Stagg, yaptığı çalışmalar sonucu çıkarma gününde büyük fırtına yaşanacağını öngörmektedir. General Dwight D. Eisenhower ile Yüzbaşı James Stagg, kritik bir kararın eşiğindedir: Ya tarihin en büyük ve en tehlikeli deniz harekâtını başlatacaklar ya da savaşı kaybetme riskini göze alacaklardır.
Fırtınadan Önce / Pressure Seslendirme Kadrosu
Andrew Scott ... James Stagg (Ozan Kotra)
Brendan Fraser ... Dwight D. Eisenhower (Tarkan Koç)
Kerry Condon ... Kay Summersby (Sena Topçu)
Chris Messina ... Irving P. Krick (Ahmet Tekeş)
Damian Lewis ... Bernard Montgomery (Ali Ekber Diribaş)
Con O'Neill ... Trafford Leigh-Mallory (Yiğit Vatansever)
Robert Portal ... Bertram Ramsay (Oray Özgan)
Henry Ashton ... John Eisenhower (Mehmet Özcan)
Tamsin Topolski ... Liz Stagg (Melissa Melis Toklu)
Daniel Quinn-Toye ... Michael Gregory (Fergan Uykan)
Toby Williams ... Bryant (Müjdat Talu)
Joshua Hill ... Casey (Aykut Akkaşoğlu)
Michael Benz ... Uçuş Subayı Hamilton (Cem Özacar)
Richard Clothier ... Uçuş Subayı Murray (Murat Topal)
Max Croes ... Private Eugene Shaw (Armağan Tezcan)
Roseanna Brown ... Operator (Zehra Gümrükçü)
Jojo Macari ... Andrew Carter (Ömer Şerif Erzurumlu)
Sebastian Orozco ... Er Jose Carrero (Emre Boynukalın)
John Schwab ... Subay Powell (Abbas Tekin)
Orlando Seale ... Subay Taylor (İsmet Gültekin)
Paul Bailey ... Naval Officer (Tarık Akkuştur)
Casting: Ahmet Tekeş
Çevirmen: Murat Taşkıran
Ses. Yönetmeni: Türkay Saydamer
Yayın: Sinema
Kaynak seslendirme kadroları
Gerilim, Aksiyon
Film, Meksika’da tatil yapan bir grup arkadaşın, suyun üzerinden suçluların, suyun altında ise köpek balıklarının saldırılarına karşı verdikleri ölüm kalım savaşını anlatıyor.
Derin Dehşet, Meksika’da tatil yapan bir grup arkadaşın hikâyesini konu ediniyor. Eğlence ve dalışla başlayan yolculukları, açık denizde suçluların saldırısına uğramalarıyla kâbusa dönüşür. Suyun altında köpekbalıklarıyla, yüzeyde ise peşlerindeki tehlikeli kişilerle karşı karşıya kalan Tatiana, hem hayatta kalmanın hem de arkadaşlarını kurtarmanın bir yolunu bulmak zorundadır.
Derin Dehşet / Above & Below Seslendirme Kadrosu
Laura Marano ... Tatiana (Sena Topçu)
Antonio Banderas ... Burns (Ali Ekber Diribaş)
Christina Ochoa ... Kayle (Melissa Melis Toklu)
Timothy V. Murphy ... Logan (Ömer Yıldıran)
Louis Mandylor ... Martin (Oray Özgan)
Jess Liaudin ... Garrison (Tarık Akkuştur)
Diego Llinás ... Kyle (Ahmet Tekeş)
Donncha Tynan ... TJ (Muhittin Tatlı)
Ryan Bertroche ... Danni (Emre Boynukalın)
Ramiro Alonso ... Morales (Abbas Tekin)
Rodrigo Poisón ... Delgado (Murat Topal)
Mario Tardón ... Polis (Hüseyin Yirik)
Çevirmen: Umut Aktepe
Ses. Yönetmeni: Türkay Saydamer
Yayın: Sinema
Kaynak seslendirme kadroları